Tağut ve İmam
ANALİZ , İslami hayat , REDDİYELER / 10 Mayıs 2022

Allah’ın yüce Adıyla.. Az önce noldu? Mahallede bir genç önümü kesti. Hocam vaktin var mı bir iki soru soracağım? Buyur sor. Hocam tağut nedir ? Tağut’un ne olduğunu biliyor musunuz ? Sorunun ikinci şıkkı hoşuma gitmedi. İmtihan oluyordum ! Gencin cehaletine bağışladım.  + Eğer ben tağutun ne olduğunu bilmeyeceksem bu görevi bırakmam lazım. – Ya hocam biri var da.. konuşuyoruz bana öyle diyor “git bu imamlara sor bir tanesi tağutun ne olduğunu bilmez..” diyor  + Biliyorum o zümreyi hatta imamları tağuta hizmet etmekle suçlarlar. – Evet hocam evet.. siz diyanete başlarken bir yemin yapıyor muşunuz “a.türk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma..”  + Hayır yalan! Böyle bir yemin mevcut değil. Vallahi böyle bir yemin yapmadık  – Bak işte.. _Şimdi sana tağut’un ne olduğunu söyleyeceğim. TAĞUT Kuran’da iki manada geçer Biri : Şeytanın kendisi. Diğeri de : Allah’tan başka tapılan herşey, her sahte ilah. Kuran’da tağuta küfretmekle, inkar ve reddetmekle emrolunduk. Esasında her Müslüman tağutu red ve inkar eder “la ilahe illallah” derken “la ilahe” kısmı tağutu inkar kısmıdır. Dolayısıyla adını belki tağut diye bilmez ama her müslüman tağutu inkar etmiştir.  Yani kendine selefi diyen bizim vahabi dediğimiz kişilerin elinde değil bu iş. Onlar Kuran’ın hak olan tabir ve kavramlarını batıl manalarda…

Atatürkçüler ve Biz
ANALİZ , Genel , Türkiye Gündemi / 14 Nisan 2019

Allah’ın yüce Adıyla  Bu yazıda şu soruların cevabını arayacağız:1) Bir insan neden atatürkçü olur ?2) Atatürkçülüğün kökeni nedir ? Atatürkten önce atatürkçü var mıydı ?3) Atatürkçüler Dindar idarecileri neden istemez ?4) Atatürkçüler İslam Şeriatına karşı iken Hıristiyan batıyla neden barışıktır ? Atatürkçüler kendi tanımlarıyla “çağdaş yaşamcı” “laik” kişilerdir. Laik; yani Din’in insan hayatına müdahalesini istemeyen ve “çağdaş yaşam” dedikleri seküler hayatı arzulayan kişilerdir. Bu arzularının karşılığını “atatürkçülük” fikri içinde bulurlar. Kemal Atatürk’e sarılmalarının sebebi budur. Dinî ve ilahî hiç bir baskı, hiç bir telkin tavsiye altında kalmak istemezler. Dinin norm ve yasalarına uyma gereği hissetmeden dünya hayatını gönüllerince sürdürmek isterler. Hz Kur’an bu arzuya “nefsin hevasına uymak” “Hevasını tanrı edinmek” der. Meselenin kilit noktası budur: Hevaya uymak. Atatürkçünün istediği tek şey de bu: “Benim yaşantıma kimse karışmasın, canım nasıl istiyorsa öyle yaşarım, nelerden zevk alıyorsam onu yaparım” Adına “Din baskısı” dedikleri “İslamın farz ve haramlarından” soyutlanmış bu tür gönlünce yaşamaya “çağdaş yaşam” ve “laiklik” “batılı olmak” “aydınlanmak” demişlerdir. İslam Şeriatını Türkiye topraklarında iptal edip bu çağdaş yaşamı bunlara sunduğu için Kemal Atatürke minnettardırlar. Yeniden dine dayalı idare biçimine imkan tanımadığı için de “atatürkçülük” ve “laikilik” bunların dünya görüşüdür. Allah ise bu Din-i mübin-i İslamı, nefsin hevasını iptal etmek için indirmiştir….