Allah’ın ismiyle.. Mescidin Hocası olarak bir işimiz de Komutanların evlerine gidip 40 Yasin hatmi, taziye mevlütü vb şeyler okumak, çocuk sünneti, Kurban kesme gibi dini işlere nezaret etmekti. Bu kabilden Tugay komutanının evine defalarca gittim. Hayır bu Tuğgeneralin isteği ile olmuyordu. Daha ziyade hanımı organize ediyor ve gelen davetliler de bütünüyle subay eşleri anneleri filan oluyordu. İlk Mevlütüm Mevlüt okumayı bilmem ve bir Nakşibendi eri olarak da gufteyle mevlid okunmasına karşıyım. İlk görevim Tugay komutanının evinde bir mevlüte gitmekti.. Beni salona aldılar. girdim içeri baktım salon boş.. hemen girişte bir tane bar gördüm yukarıdan aşağı raf raf.. üzerleri içki şişesi dolu. şaşrırdım ve iğrendim, ilk defa ev içinde böyle içki görmüştüm. Kuranı burada mı okuyacaktım ? Sevap hasıl olur muydu ? Melekler nüzul eder miydi ki !? Takkemi taktım yere oturdum. baktım hafiften bir müzik sesi geliyor.. yabancı müzik. sağıma soluma baktım ve ses sistemini gördüm devasa bir şey.. odaya girip çıkan çocuklara dedim “şunu kapatın” çocuklar oralı olmadı. kalktım düğmesini aradım bulamadım sesi kapatınca ses kesildi çok şükür. Sen mevlüte başla” dediler. Ben mevlüt okuma bilmiyorum zaten karşıyım” diyemezdim. “Kuran okursak daha faydalı olur” dedim. sen bilirsin dediler.. başladım Yasin okumaya bir ara gözlerimi açtım ki bütün koltuklar sandalyeler…