Konken Partisinden Efendi Hazretleri’ne
İslami hayat / 8 Mart 2024

Allah’ın yüce Adıyla Meşayıh’tan bir zat der ki “dünya bizim için avcumuzun için gibidir” Mahmud efendi hazretleri ks İstanbul’un mütedeyyin bir semtine taşındılar, sonra oranın meşhur gayretli ihlâslı hanım hocası oldu. Yüzlerce kadına çarşaf giydirdi, yüzlerce talebe yetiştirdi. İşte bu hoca hanım’ın oğlu anlatıyor. “Annem sosyetenin vazgeçilmeziydi. Benim de elimden tutar konken partilerine giderdi. Üstü başı kıyafeti vehamet. Biz o hayattan geldik. Annem tevbe etti, Mahmud Efendi Hz’ne intisab etti, çarşafa girdi, medreseye gitti okudu hoca oldu.. ..ve bütün aileyi sülaleyi Allah’ın yoluna çevirdi, herkese tevbe ettirdi.. Beni de hafızlığa verdi. Bir gün sıkıldım şeytan kafama girdi kurstan kaçtım.. Nereye kime gidebilirim gün boyu sokaklarda gezindim akşam olunca gittim bir camiye üst kata çıktım katlı halıların arasına girdim orada uyudum. Geceyi orada geçirdim. Derken sabah oldu cemaat namaza geldi namazı kıldılar çıktılar ben orada saklanmaya devam ediyorum yaşım 13 gibi.. Işıklar söndü millet dağıldı derken birden farklı sesler duymaya başladım. Meğer bir Tarikat müridleriyle şeyhi ile camide kalmışlar Allah’ı zikretmeye başladılar. Başlarına bir şeyh var sesli sesli cami içinde zikir yapıyorlar. Saklandığım yerden hayretle onları dinliyorum. ilk defa böyle bir şey duyuyorum kubbe çınlıyor..  Zikir devam ederken birden durdular. Şeyh Efendi “durun susun” dedi. camide bir sessizlik oldu. Ben ne…

Mahmud Efendi Hz’nin Mübarek Gözleri

Allahın Yüce Adıyla “Mahmud Efendi Hazretleri bu durumunda (görme rahatsızlığı) Ali Haydar Efendi ks ile aynıdır. Tıbben gözlerinde damar kuruması olduğu için hemen hemen 1980 senesinden beri öyle. Yani ben Rize’den ne zaman ki geldim, o zaman büyüteçle okuyordu. Böyle kocaman büyüteçler koyuyordu kitabın üstüne ve Mektubat okuyordu İsmailağa Camiinde, Nişancı Mehmet Paşa Camiinde ve sair.. Sonradan dedi ki “Daha benim gözlerim kitap görmez oldu, Allah seni bana gözlük gönderdi, bana göz etti, gözlüğüm sensin” Ondan sonra hep bana okutturdu.. bir kaç yıl tefsirleri kitapları ben okudum o dinledi. (Not: Ben İsmailağaya geldiğimde 1994 gerek Mektubatı veya diğer kitapları efendi hz ne okuyan Mahmut Eren hocaydı..  Şimdi orada görmez.. bazı kere yanındaki insanı görmez, ama bazı kere de uzaktan gelen kapıdaki insana ismi ile seslenir. O nedir ? İşte o keramettir. Görmediği nedir ? Zahiri halidir, tıbben durumu budur. Ama kapıdakini görmesi neyledir ? Kerametiyledir. Onun için.. bir hoca efendi kocaman bir cübbe giymiş, içeride pantolon görünmesin diye, gelmiş Efendi Hz’nin yanına. “Ya hu! sen niye pantolonu çıkarmadın hala?” Yav hoca efendi görmem diyorsun cübbenin içindeki pantolonu nerden gördün !? Zaten o cübbenin içindekini görmek için göz lazım değil ki ona.. (yani kalp gözüyle görüyor mübarek) Aktaran kişi: Ahmed Ünlü…