Ulemanın Gücü” Kitabı Etrafında Hocaların Müzakeresi

El Alim olan Allah’ın ismiyle “Ulemanın Gücü” isimli kitabı değerlendirme toplantısı Bütün katılmıcıların ortak kanaati kitap genel manada faydalı ve güzel. Hoca arkadaşlar kendileri öz eleştiri yaparak ulema ve alimin tanımı içerisine girip girmedikleri konusunda değerlendirmeler yaptılar. Genel kanat kimsenin kendisini alim olarak görmediği idi. Ancak bizler hocalar olarak toplumdaki yerimiz “dini bilen” yani alimleriz.. Sorumluluklarımız ona göre.. Bu arada “alim denildiği zaman sadece din ilimlerinde ihtisası olanlar değil dünya ilimlerinde de ihtisas ve yetkinliği olanlara alim demeli” şeklinde değerlendirmeler yapıldı bazılarımız buna itiraz ettiler, şöyle ki: Ulema ve alim denilince toplumunda İmam Azam, imam Gazali, İmamı Şarâni gibi zatlar akla gelmektedir Bu artık bir nevi bir ıstılahtır ıstılahın içerdiği terim manasını değiştirmemelidir. Dünyalık ilimlere vakıf kişilere alim değil de onların kendisini tanımladığı gibi bilgi bilgin veya profesör gibi kelimeler kullanılmalıdır. alim ulema tabiri ise islam semasının yıldızlarına güneşlerine özel kılmalıdır denildi Yapılan bir değerlendirme de “ilimleri dini ilim dünyevi ilim şeklinde ayırmamak gerektiği, bütün ilimlerin dini ilim olduğu şeklindeydi. Bunun dayanağı ise yerden göğe kadar her bir nesnenin Allah’ın bir sanatı ve eseri olduğu ve bunların her birisine ayet denildiği, dolayısıyla dünyalık herhangi bir alanda ilgi ve ihtisas sahibi olan kişi Allah’ın ayetlerini okuyan kişi durumunda olacağı.. Bu da…