Allah’ın yüce Adıyla İsmailağa’dan ayrılan her bir kişinin hemen tekkeyi yeren söven video çekmesi normal değil. Kişi Allah’tan korkar, azıcık vefalı olur. Allah’tan korkmuyorsa kuldan korkar utanır üzerime gelirler önüme çıkarlar yolumu keserler diye çekinir.. aslında onlar da korkuyor ancak buna rağmen o videolar çekiliyor çünkü.. birileri bunlara bizzat emrediyor. “Fikri Efendi’ye heyete söveceksin ki ben sana inanacağım O zaman seni takıma katarım” diyor. Bunlar da çıkıyorlar bu tür sövgülü gergili videoları korkarak sesleri titreyerek çekiyorlar. Bu nasıl bir örgüt ? Anlatırlar ya hani herifin biri mason olmak istiyormuş mason teşkilatına girmiş eline Kur’an-ı Kerim vermişler tuvalete at demişler. ertesi gün gelmiş attın mı ? attım. ne gördün? hiçbir şey. sen onu atmadın at da gel ertesi gün attın mı? attım. Ne gördün ? yeşil bir ışık çıktı gitti (iman) Tamam atmışın şimdi gir..” Bunlarınki de o hesap! tekkeye şeyhe hocalara sövmeyeni almıyorlar aralarına. sövünce de hemen yutuplarında fesboklarında paylaşıyorlar! Lahavle ve lakuvvete illa billah Geçen biri daha tekkeden ayrılmış a.ye.. adında. hemen video çekmiş tekkeyi karalıyor şeyh Efendi’yi diline doluyor heyete buhtan ediyor..! Çıktın madem yedin bir halt defol git. video çekip sövmek, yıllarca ekmeğini yediğin kapıya işemek nedir. Derdim bir kişi değil. derdim bunlara verilen bu talimat “madem…
Allahın Yüce Adıyla “Mahmud Efendi Hazretleri bu durumunda (görme rahatsızlığı) Ali Haydar Efendi ks ile aynıdır. Tıbben gözlerinde damar kuruması olduğu için hemen hemen 1980 senesinden beri öyle. Yani ben Rize’den ne zaman ki geldim, o zaman büyüteçle okuyordu. Böyle kocaman büyüteçler koyuyordu kitabın üstüne ve Mektubat okuyordu İsmailağa Camiinde, Nişancı Mehmet Paşa Camiinde ve sair.. Sonradan dedi ki “Daha benim gözlerim kitap görmez oldu, Allah seni bana gözlük gönderdi, bana göz etti, gözlüğüm sensin” Ondan sonra hep bana okutturdu.. bir kaç yıl tefsirleri kitapları ben okudum o dinledi. (Not: Ben İsmailağaya geldiğimde 1994 gerek Mektubatı veya diğer kitapları efendi hz ne okuyan Mahmut Eren hocaydı.. Şimdi orada görmez.. bazı kere yanındaki insanı görmez, ama bazı kere de uzaktan gelen kapıdaki insana ismi ile seslenir. O nedir ? İşte o keramettir. Görmediği nedir ? Zahiri halidir, tıbben durumu budur. Ama kapıdakini görmesi neyledir ? Kerametiyledir. Onun için.. bir hoca efendi kocaman bir cübbe giymiş, içeride pantolon görünmesin diye, gelmiş Efendi Hz’nin yanına. “Ya hu! sen niye pantolonu çıkarmadın hala?” Yav hoca efendi görmem diyorsun cübbenin içindeki pantolonu nerden gördün !? Zaten o cübbenin içindekini görmek için göz lazım değil ki ona.. (yani kalp gözüyle görüyor mübarek) Aktaran kişi: Ahmed Ünlü…