Yüce Allah’ın Adıyla..
Sene 2018. Son yıllarda biri çıkmış iddia ediyorlar “Ben bir yöntem buldum gelin paraları bana verin, benim keşfettiğim bu modern hafıza teknikleriyle size ingilizce öğreteyim, Arapça öğreteyim, 200 yabancı kelime öğreteyim.. öyle bir öğretirim ki bir daha unutamazsınız falan.. ” diyor. Aslında Arapçayı ettiği öğrettiği yok. Hatırı sayılır para ödeyip bunun dil kursuna katılmış birine rastladım tek kelime ile isyan ediyordu “Bir şey öğrenmiş değilim, haram olsun aldığı para!” diyordu. Bir kaç cümle, beş on kelime öğrenenler de oluyor.
Peki nedir bu esrarengiz(!) teknik ? Bu sihirli hafıza tekniği adında iddia edildiği gibi modern mi, yeni mi bulundu ?
Hayır !
Klasik Medrese kitapları, Arapça öğretim usulleri incelendiğinde bu ezberleme tekniğinin bin yıldır Medresede başarılı bir şekilde kullanıldığı görülecektir.
Bunu anlamak için önce “Hafıza teknikleri” nedir kısaca haberdar olmak lazım.
Hafıza tekniklerinden: çivileme yöntemi
Çivileme: kişinin hafızasında bazı bilgileri önceden çivi gibi yerleştirmesi, sonrasında ise gerekli malumatı bunlarla ilişkilendirerek kolayca ezberlenmesidir.
Mesela size 30 tane farklı kelime verilse “bunları ezberle 10 dakika sonra söyle” denilse, herhalde altından kalkamazsınız. Ancak çivileme yöntemi 50, 100 kelimeyi bile basittce hafızaya alır sırasını bile karıştırmadan sunabilirsiniz.
Çivileme Yöntemi Nasıl Yapılıyor ?
Sayıları önce birer nesneye benzetiyoruz, örneğin
1=direk (benzediği için)
2=kuğu (benzerlik var)
3=tabure (üç ayaklı olduğu için)
4=cip (4×4 çektiği için)
5=el (beş parmak)
..vb
Nesneye benzetilmiş bu sayılar beyinde çivi gibi sağlam olunca bundan sonra ezberlenecek asıl kelimeler bu çivilere bir hikaye ile asılacak.
Şimdi şu 5 kelimeyi ezberlememiz gerekiyor olsun: araba, leptop, kalem, telefon, masa
Yapmamız gereken şey bu isimleri beynimizde hazır olan çivilerle bir alaka ile iliştirmek
1. kelimemiz araba idi. Yapmamız gereken şey direk ile araba arasında bir ilişki ve hayali bir hikaye oluşturmak. “Freni patlayan araba duramadı ve nihayet direğe çarparak durabildi ve ağaçtan olan telefon direği kırıldı.
2) Leptop: kuğular gidecekleri yolu şaşırmışlar bir leptoptan google haritaya bakıyorlar.
3) Kalem: kırılan taburenin ayağına kalem takarak tamir ettik.
4) Telefon: ciple surat yapan sürücü kaza yaptı çünkü telefona bakıyordu.
5) Masa: patron elini masaya öyle bir vurdu ki beş parmağının izi masaya çıktı..
Şimdi eğer çivileri sağlam yaptıysak bu beş kelimeyi kolayca hatırlayabilir sırasını bile söyleyebiliriz. “Üçüncü kelime neydi” diye sorulsa hemen “kalem” diyebiliriz. Bunun beş değil de 50 kelime olduğunu düşündüğünüzde bu yöntemin ne kadar etkili olduğunu anlarsınız.
Çivileme Hafıza Tekniği Medresede Nasıl Uygulanıyor
Şöyle ki; bir alim veciz bir kitap yazar, ardından gelen başkası bu metne bir şerh kaleme alır, bir sonraki bu şerh üzerine haşiye, bir başkası ona bir tahkik ilave eder. Ve böylece bilgi, birbirine zincirleme ekli, birbiriyle alakalı bir şekilde çoğalır. İlim Talebesi ilk yazılan metni kısa ve öz olduğu için kolayca okur ezberler. Üzerine kademe kademe harmanlanan bilgiyi de mütalaa ederek zengin malumat deposunu beynine işler.
Misal olarak, Medresede talebe önce Emsile-i muhtelife’yi ezberler, sonra üzerine Emsile-i muttaride’yi kolayca ezberler. Sonra Emsile üzerine Bina ve ardından İzzi/Maksut kitaplarını okur. Ve bu akıllı sıralama sayesinde “Çivileme” ve “akrostiş” hafıza teknikleri uygulanmış ve bütün bu ilimleri en sağlam bir şekilde hafızaya almış olur ve Allahın izniyle unutmaz..
Diğer bir misal; Ömer Nesefi Usul-u Fıkha dair kısa ve öz bir eser Muhtasar-ı Metni Menar’ı yazar. Sonra onu El Menar adıyla şerh eder. Sonraki bir alim ise bu şerh üzerine Nur ul-Envar adında daha geniş bir eser yazar, Bir diğeri ise bunun üzerine Kamer el-Ekmar adında bir haşiye yazar ve bu sıra ile okunduğunda hafıza yöntemlerinden “çivileme” ile “akrostiş” yine başarılı bir şekilde uygulanmış olur.
Talebenin ilk metni ezberlemesi kısa olduğu için kolaydır. Diğer şerhleri ise mütalaa eder ve sonunda ezberlediği metni hafızasından tekrar ettikçe şerhlerdeki malumatı hatırlayacak ve aslında akılda tutulması mümkün görünmeyen binlerce malumatı bu yöntemle kolayca hatırlayabilecektir.
Bu usul İslami ilimlerin tamamında uygulanmış ve kadim medrese usulünde tedrisat gören talebeler bu yöntemlerle en iyi şekillerde yetişmişlerdir.
Eski alimlerin bu usulünü şimdilerde bulmak ise hayli zor. Zira kendini ispat etme, insanları kendine yönlendirme hevesi yukarıda övülen üsulu tatbik etmeye müsaade etmiyor. Bugün bir bilim adamı veciz bir metin yazsa sonra bir diğeri bunu yetersiz veya izaha muhtaç bulsa derhal bir başkasını kaleme alıyor ve iki eser arasında doğrudan alaka olmadığı için hafıza tekniğini avantajı oluşmamış oluyor.
Aslında bu, İslami eğitim sisteminde (Oryantal education) kullanılan “tümden gelim” yöntemidir. Batı eğitim sisteminde (western education) kullanılan “tüme varım” yönteminin zıddıdır ve batı dünyasının bugün keşfettiği bu tür hafıza teknikleriyle İslam Aleminin bin yıldır bulunduğu noktaya henüz gelebilmiştir.
Bugün İmam Hatip Lisesi öğrencileri sekiz sene imam hatip lisesinde haftada 4 saat Arapça eğitimi aldıkları halde Arapçayı öğrenemediklerinin sebebi İmam Hatip müfredatı da diğer lise kitapları gibi batı eğitim sistemi “tüme varım” yöntemi ile yazılmış olmalarıdır. Buna karşılık Medrese talebesi Arapça dilini -bunca gramer kurallarına rağmen- kısa zamanda öğrenir.
Çok zeki bir tıp öğrencisine yaz tatilinde hızlandırılmış medrese Arapçası dersleri verdim. Sonraki yıllar Arapçasını geliştirmek için Mısıra ve Sudana gitti. Bir gün karşılaştık ve bana dedi ki “şu an Arapçadan kafamda olan sizden ne öğrendiysem o..” Sebebi Medrese Müfredatının hafıza tekniklerine uygun mükemmel yapısıydı.. Şimdilik bu kadar.
Allah’a emanet olun.
isa erdoğan, 21.10.2018
Bir yorum
Bu ilginç ve faydalı bir konu. Makaleyi okudum fakat tam anlayamadım. Medrese usülü öğrenim metodu nedir daha fazla açıklarsanız çok insan bundan istifade eder.