Ehad Olan Allah’ın Adıyla
Son yıllarda garip garip hareketler, laikliğe aykırı Atatürkçülüğe zıt işler, Din’den Cuma’dan medet ummalar, cami cemaatinden yardım dilenmeler.. Yok adına Mevlüt okunsun’lar, yok camide Lokum dağıtmalar, yok Hutbede adı zikredilsin höykürüşleri.. Bir çaba bir kıvranış..
Noluyorlar ? Kemalizm veya Atatürkçülük nereye gidiyor?
Bunlar güçlü, ipler ellerinde iken bu isteklerin hiç biri yoktu ! O zaman isteseler hepsini yaptırırlardı da.. Devlet zoruyla jandarma baskısıyla. Ama o zamanlar mevlüt hutbe lokum akıllarına bile gelmedi, hatta teklif edilse karşı çıkarlardı.
Şimdi mütedeyyin bir iktidarın 22. senesinde ne oldu da hararetle bu tür isteklere sarıldılar ? ne değişti? Cami kapısına (!) kadar neden düştüler!?
Değişen şu
Anladılar -Üstadın dediği gibi- artık bu zihniyetin miadı doldu, tarihin karanlığına gômülüyor. O yüzden kalp masajıyla diri tutmaya çalışıyorlar, Yıkılmasın diye heykellerin altında payende olmaya çalışıyorlar.
Yıllarca kendileriyle mücadele ettikleri o Din, o hutbeler, o camileri bu ideolojik emellerine alet etmeleri bu yüzden.
Ama korkunun ecele faydası yok. Eceli yaklaşmış mevtayı yaşatmak imkansız
Sosyolojik Tarihi Analiz
Avrupa Rönesans’ıyla beraber batı dinden kiliseden Allah’a inanmaktan uzaklaştı. Ardı sıra gelen sanayi devrimleriyle Avrupalılar sekülerizme kaydı. materyalist düşünce hakim oldu. Bu rüzgarın etkisinde kendini kaybetmiş Türk aydını aynı havayı Osmanlı bakiyyesi Türkiye Cumhuriyetinde estirmeye başladılar. Batı kiliseye dine papaza sırtını döndüğü gibi Türkiye’de de İslam’a Âlimlere Şeyhlere seyyidlere karşı bir duruş bir dışlama başgösterdi. Türk’e İslam dışında yeni bir din arayışına girdiler Avrupa’da yerin dibine sokulan papazların dini Türkiye’de İslam’dan sıyrılma adına bir kurtuluş gibi sunulmak istendi. Sonra bunun tutmayacağı “La ilahe illallah” diyen müminlerin “Tanrı İsa Kutsal ruh Meryem ana papaz papa..” demeyeceği anlaşıldı ve Türk’e yeni bir din icad edildi!
Türk ırkçılığının hamurundan üretilen bu yeni din KEMALİZM’di !
Kemalizmin iman esasları vardı “Türkün yeni amentüsü” adıyla basıldı herkese dikte edildi. İslam’ın şartları gibi Kemalizmin de şartları vardı ilke ve inkılaplar. Bir peygamberi/yarı tanrısı vardı Mustafa Kemal. ve bir kitabı vardı Nutuk ve de bir kıblesi, (Hac gibi) toplanma, iman tazeleme yeri: Anıtkabir..
Kemalizm işin pratik yönüydü daha cok.. Teorik ve felsefi tarafına Atatürkçülük deniyordu. Türk aydını kendine daha çok bu ismi uygun görüyordu “Atatürkçü” Onlara Kemalist diyenler daha ziyade karşı mahalleydi..
Kemalizmin İslam’la barışması
… yazılıyor
* * * * * *
Beklenen Provökatörler yine çıktı
Cuma hutbesi esnasında ayağa kalkıp hocaya bağıran, bazı putsal isteklerini küstahça böğüren kimselerin durumu nedir? Bunlara karşı biz cemaat olarak ne yapmalıyız?
Bu kişilerin namazı geçersizdir, batıldır. Cuma hutbesi namazdandır; öğlenin 4 rekatı ikisi namaz ikisi de hutbe olmuştur. O yüzden hutbe namaz içindeki gibi sükut ister huzur ister. Bu kişiler örgütlü bir yapının camilere saldığı abdestsiz uğursuz elemanlardır. Cemaat bunlara fırsat vermemeli. konuşmaya başlarken yanındakiler onu çekip oturtmalı sus konuşma diyerek lafını tamamlamaya fırsat vermemelidir.
Bunlar hakkında Kur’anda şöyle buyurulur “Allah tek olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah’tan başkaları (ilahları) da anıldığında bakarsın sevinirler” Bunlar putlarını ilah gibi sevdiklerinden (2:165) Allah’ın tek olarak övlmesi anılması bunları memnun etmez. Veya kasıtlı bir provokatörlük peşindeler. Bu fitnenin ateşini Ü.Özdağ denilen bir ajan tutuşturmuş ve belki bunun da ipini tutan mihraklar bu ateşin yayılması için camilere cenabet piyonlar salarak milleti tahrik etmeye çalışmaktalar. İnternet fenomeni olmaya soyunmuş bir müptezelin kişisel hareketi de olabilir. Kim olursa olsun iş cemaatte biter. konuşmasına firsat verilmemeli.
“şşşt sus lan kes lan” diyerek mutlaka susturulmalı ve hevesi kursağında kalmalıdır. Hemen yanındaki müminler bunun ağzını kapatmalı kinini kusmasına camiyi kirletmesine izin verilmemeli. ve hatta bileği güçlü bir pehlivan çıkıp bunların haddini bildirmelidir. Çünkü namazı sabote eden Müminlerin huzurunu bozan ibadetlerini ifsat eden hocanın vazifesine engel olan, moralini bozan, uygunsuz müdahale ile belki onu sıkıntı içine sokacak olan bu şeytanlar Allah’tan korkmuyor, ceza yok kanundan korkmuyorsa müminler cemaatinden korkacak. Cemaat bu heybeti bunlara hissettirecek

Onlar Sizin Ağzınızı Böyle Kapattılar
Müminler Allah’ın askerleri, haklı davasında şeytanın askerleri kadar cesaretli olmazsa, elini taşın altına koymazsa artık konuşmanın vaaz etmenin bir anlamı yok. Dava kaybedilmiştir. Sen Allah için, sevabını Allah’tan umarak bir hareket yapamıyorsan ve ama onlar şeytanı memnun etmek için bunca cesaret ve mihnete katlanabiliyorsa.. sonra ben de adamım diye ortalıkta erkek kıyafetiyle dolaşma. Müşrikler Rasulullah sas efendimizi lafla hicvedince “Ey Hassan kalk Rasulullah aşkına sen de bunlara bir cevap ver” demiştir Fahri kâinat sas
Devlet Kanun Çıkarmalı
Devlete düşen görev onların örgüt liderini koruduğu, dahi aleyhinde konuşmak, eleştirilmek kanunla yasaklandığı gibi (dünyada benzeri yok bu ilkel yasanın) müminlerin camilerini ibadetini hutbesini de, cemaat önderi olan imamlarını da bu provokatörlerin şerrinden kanunla korumalıdır. apaçık “Cuma hutbesi esnasında bağıran, sesini yükselterek huzuru bozan kişilere şu kadar para ve hapis cezası verilir” şeklinde bir kanun mutlaka çıkarılmalıdır. Devlet müminlerin ibadetini korumuyorsa, sonra iş halkın kendi insiyatif kullanmasıyla farklı boyutlara ulaşırsa bunun suçlusu devlettir kanun-suzluk-dur
Hoca o anda ne yapmalı
...dvm
Yorum Yapılmamış