Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla
Muhterem ihvan
Neler olup bitiyor anlamak istiyorsan iyi takip et. Burada sen fitne fucur’dan emin olmak istiyorsan ya feraset nuruyla güzel tahlil yapıp ihanet şebekesini görecek ve tavır koyacaksın kime karşı koyacağını tespit edeceksin.. Ya da bütünüyle kulağını tıkayıp gözünü kapatacaksın, hiçbir taraftan bir tesir kapmadan kimseye kin buğuz düşmanlık gütmeyecek “müslüman mı, kardeşimdir, kusuruna bakmam” diyeceksin. Tv izliyor sosyal medya takip ediyorsan bu sonuncusu imkansız
Madem ki bu sayfaları okuyorsun demekki sosyal medya takip ediyorsun demekki tesir altındasın.. şu halde iyi araştırmadan karar verme, yanlı yamuk bilgilerle kimseyi yargılama. “Allah size adaleti emreder” her cuma duyarız bu ayeti. şimdi amel etmek zamanı. Adalet için ilk şart “bir fasık size haber getirdiğinde ona hemen kanmayıp araştırmak” Bu ayette geçen fasık’tan kasıt samimi bir Sahabi. Ne Mahmud Eren Hoca ne Cübbeli Hoca o sahabinin ayağının tozu olamaz. Şu halde kimsenin lafı huccet değil. kimse “o diyorsa doğrudur” konumunda değil. Bu konum yalnızca Rasulullah’a aittir. sas
Nasıl başladı?
Mütteqîlerin imamı asrın büyük müceddidi, Nakşibendi silsilesinin 36. altun halkası Mahmud Efendi Hz Dar-ı Bekaya irtihali etti. Yüksek makamı boşalmış oldu. Hz Şeyh, selefleri gibi yerine geçecek birilerini önceden tespit ve tayin etmiş ve iki/üç kişiye bu minvalde bir vekalet/hilafet vermiş. Arabistan için Şeyh Nemir Efendi ve Türkiye için ismailağa tekkesinde Hasan Efendi. Arabistan bize uzak ve o vakitler efendi hazretleri sağ olduğu için Şeyh Nemir efendinin vekalet/hilafetine ciddi bir itiraz olmadı. Gerçi o günler bize gelen bir haber, önemli bir hoca o anda ellerini dizine vurarak “vay görüyor musun! biz otuz yıldır diz eskitiyoruz adam bir çırpıda aldı götürüyor” gibi laf etmiş. Bunun dışında ciddi bir itiraz muhalefet olmadı.
Ancak mesele İsmailağa Tekkesi olunca iş değişti. Buraya postnişin olmak büyük bir itibar, güç, nüfuz ve çevreye de varis olmak olacağından muhalefet de çetin olacaktı. O yüzden Mahmud Efendi hz 2003 yılında tespit ettiği halifesini gizli tutmak istemiş, şahitlere bu sırrı emanet etmişti. Lakin bu sır bir şekilde faş edilerek bazılarının damarlarında kıskançlık kanı ta o zamandan akmaya başlamıştı.
üzerinden 20 sene geçti Hasan Efendi de yaşının kemaline erdi ve İsmailağa tekkesinin postnişini oldu. Bu zata muhalefetin de artık bir anlamı yoktu..
Ne kadar yorumdan arî yazmak istesem de olmuyor. Şöyle diyelim 2003 yılında tespit edilen vekil/halife gizli tutulmak icab ediyordu. Biri başkasına fısıldamış o da diğerine.. ve duyuldu. Hatta karar yazılı evraka döküldü. Bundan sonra hasta yatağında başına dikilip söyle halifen var mı” diye ilhah etmenin anlamı yoktu aslında söz ağızdan bir kere çıkar. sözle kalmamış yazıya da dökülmüş.. (gelen haberler o hastane videosu üç kere çekilmiş. ilk iki denemede şeyh efendi sükut etmiş üçüncüde onların aradığı cevabı vermiş)
Elde yazılı evrak, canlı kanlı sağlam samimi şahitler varken “ben ondan duymadan kabul etmem ben ona soracağım” der gibi hasta yatağındaki bir piri faniye baskı yapmak yenilir yutulur şeyler değil. İyi niyetle samimiyetle telif edilir şeyler değil. Belli ki bir takım hesaplar itirazlar var. İlk itiraz şöyle: _”Madem ki şeyh efendi halife seçmiş beni neden seçmedi!” “madem ki beni seçmedi benimle neden konuşmadı hani herşeyi bana sorardı hani beni en çok seviyordu beni en çok övüyordu !? “ben hiç aşamada meden yokum ? o şahitler arasında bile yokum.. ben neden yokum ben ben.. bin tane ben !!? Neyse hele biraz sakin ol. Bir düşün.. bakalım bu işin üstesinden nasıl geliriz…!?”
Tarih tekerrür ediyor
Mevlana Halid ra halife bıraktığında olanlar Mevlana Ali Haydar ra halife bıraktığında olanlar yine oldu. Mevlana Ali Haydar Efendi Mahmuduna defaten yazılı şeyhlik İcazeti vermiş ve baskılar fitneler üzerine yeniden çağırarak yazılı evrakı alıp muhalifler önünde yırtmıştır.
Ancak dünya şahittir Hz Mahmud Efendi Arifi Billah kamil mükemmil şeyhtir, Ali Haydar Efendinin devamıdır.
Ancak o ‘yırtma’ gösterisine dayanarak muhalifler için “hayır Mahmud hoca şeyh değil” demeye de malzeme çıkmış oluyor bu arada.. Yani onlar da kendilerince doğru söylemiş oluyorlar. Dini imanı nikahı üzerine yenin edebiliyorlar !!
Allah’ın, Allah dostlarının acaib işleri bunlar.. düşünüyoruz Hikmet nedir ?
devam ediyor
İSLİMA
Yorum Yapılmamış