Bismillahi.. Hani bir yere yerleşirsin ve dersin ki tamam sonuna kadar kalacağım yer burası.. Karadeniz mahallesinin dip kısmı, eski adıyla Elmabahçesi mevkii benim için o yer değildi. Burada kendimi yerleşik göremedim. Sebebini bilmiyorum ama gitmek aklımın köşesinde hep vardı Bugün 17 Ağustos 2020. Iki buçuk senedir Hacı Salih Efendi Camiinde vazifeliyim. 2018 başında geldim. Güzel cami. Bu ismi seviyordum. Sırf bu isim bu camiye ayrı bir önem atfediyordu. Gözümde özeldi. Hacı Salih Efendi burada oturmuştu. Sevenleri camiye onun ismini vermişlerdi. Salih Efendiyi ben Beykoz Yuşa as türbesinde görmüştüm. Mahmud Efendi Hz’nin mutad yaptığı yağmur duasına gelmişti. Iki mübarek öyle yuvarlanır gibi sevgiyle sarılmışlardı.. Mahallede güzel dostlarımız oldu. Ailecek gidip gelecek arkadaşlarımız. Hafta içi her akşam ders yaptık. Önce Yüzüne Kuran sonra manası için arapça.. Derslerin bereketiyle güzel bir ekibimiz oldu.. Neden gitmek istiyordum.. Çünkü Caminin Kurs binası yoktu. ilk camimde Bilal-i Habeşi Camiinde bu vardı. Öyle bir yer istiyordum. Boş bir bina. Yapılmış ancak içi doldurulmamış, hizmet olmamış bekliyor.. Bizim dolduracağımız. Bilal-i Habeşi camiinde yaptığımız gibi.. O yüzden aklımın bir köşesinde öyle bir yere gitmek hep vardı. Yoksa mahalle iyiydi. Yani alışmıştık caminin lojmanı çok iyiydi. Dört oda ve mutfak, oda kadar büyük.. O yüzden ayrılmak fikri aileme iyi gelmedi….