Allahın Yüce Adıyla Doktorun Kehaneti Çürük Çıktı veya Firavun Huylu Cani Doktor Doktorlar arasında bir kehanet yaygınlaştı “çocuğun sakat olacak, drown sendromlu doğacak, kürtaj yapmamız lazım”! Bu olay yaşandı ve haberlere konu oldu: Filanca meşhur hastane, en ünlü en pahalı doktor, sözde bilimsel verilerle tespitte bulunuyor, pardon kehanette! “hamile olduğun çocuk sakat, zihinsel özürlü, kürtajla almamız lazım !” Ama bu defa Aile inançlı. Allaha iman ediyor, kehanete değil. Allahtan korkuyor, sakat çocuk sahibi olmaktan değil. Bir insan öldürmenin günahından cehennemlik suçun vebalinden sakınıyor, dünyada sıkıntı çekmekten değil.. Ve çocuğun kürtajını/öldürülmesini reddediyor. Ama bak ki sen şu doktora, aşırı ısrar ediyor! hayır mutlaka almalıyız bu gebeliği sonlandırmalıyız diyor.. Kadıncağız doktorun ısrar ve baskısından bunalıyor ve tedaviyi reddederek hastaneyi de doktıru da değiştiriyor.. Sonuçta İnanç galip geliyor ve çocuk doğuyor.. Maşallah gül gibi aslanlar gibi sapasağlam ve şu an 9 yaşında hiç bir sıkıntısı yok elhamdülillah ve sonuçta o cani doktorun kehaneti kof çıkıyor. Şimdi akla bir sürü soru geliyor Doktor hastaya “senin çocuğun sakat doğacak onu aldır” dedi ve kadın “Hayır Allaha tevekkül ettim aldırmayacağım” demesine karşılık doktordan “tamam sen bilirsin sonucuna da katlanırsın” diyecek yerde, Doktor ısrarla ve şiddetle o çocuğun aldırılmasını/öldürülmesini neden ister? Bunun için hastaya neden şiddetli baskı…
Rahman Rahim olan Allah’ın ismiyle.. Kuranı kerimde evet Allah onlara gazap etti manasında ayetler var.. Ancak, bildiğimiz manada Hz Allah öfkelenmez, insan gibi gazaplanmaz ve kızmaz. Kuran ve Hadiste Allah hakkında bu manada kullanılan ifadelerin hepsi tevillidir. Lugat manaları dışında Allah’a yaraşır bir manaya çekilerek anlaşılmalıdır. Sırat-ı Müstekim olan Ehli Sünnet Yolunun alimleri böyle açıklamışlardır Açıklama Kuranı Kerim: “kafirlerin Allaha ve Resûlüne eziyet ettiğini, üzdüğünü, Allah’ın onlara gazap ettiğini, kızdığını ve onları unuttuğunu, Müminlerden ise hoşnut ve razı olduğunu, onlara merhamet gösterdiğini, onlara acıdığını, muhabbet ettiğini” bildirir. Hadis-i şeriflerde ise Peygamberimiz sas : “Allah’ın bazı kullara tebessüm ettiğini ve Allah Cennette salih kullarına gülerek tecelli edeceğini” bildirir.. Allaha isnad edilen bütün durumlar : “gazap, unutma, rıza, acıma, sevgi, eziyet duyma, tebessüm, gülmek..” hepsi beşerde de bulunan sıfatlar Halbu ki Allah -anladığımız manada- ne güler ne kızar ne acır ne de üzülür. Bunlar kul sıfatıdır. Doğrusu “Allahın halinde hiç değişiklik olmaz.” Dolayısıyla kimse Allahı kızdıramaz. Kimse Allah’a eziyet veremez, onu acıtamaz. Kızmak üzülmek sahibine zarardır. Kimse Allaha zarar veremez. Allaha isnad edilen bütün bu fiiller, bu sıfatlar Ehli Sünnet alimlerin ifadesiyle “bi itibaril ğaye” yani “sonuçları itibariyle” anlaşılmalıdır. Gazap etmenin sonucu ceza vermektir. Su halde “Allah onlara gazab etti” diye okunur…