Allah’ın yüce Adıyla Türkiye Cumhuriyeti gerçekten bir cumhuriyet midir? Bir müslüman olarak, “Böyle” bir cumhuriyet’e (fikir ve gönül bazında) taraftar olabilir miyiz ? Bu yazıda bu soruların cevabını arayacağız Önce bunların cumhuriyetine bir mercek tutup yakından bakalım. İlk göze çarpan Cumhuriyeti sahiplenen sevinen kutlayan kesimlerin laik, seküler, çağdaş yaşamcı, batıcı, Avrupa hayranı kesimler olduğu.. Cumhuriyetin kurulduğu döneme yetişmiş dedelerimiz ninelerimizde bu sevinci bu coşkuyu hiç görmedik.. ne onlarda ne de onların yetiştirdiği kuşaklara.. Bu birinci soru işareti: Cumhuriyet kuruldu diye sevinenler neden çağdaş seküler laik kesimler !? Namazlı imanlı dini bütün Anadolu halkı neden buruk!? Gelelim işin teorik kısmına.. Cumhuriyet lliteratürde diğer iki rejimin, teokrasi ve monokrasi’nin karşıtıdır. Teokrasi : İnanca dayalı yönetim biçimi (şeriat). Monokrasi: tek kişiye dayalı yönetim biçimi (krallık) demek. Dolayısıyla cumhuriyeti kurup demokrasiye geçmekle dine dayalı baskıcı veya tek adam diktatörlüğünden kurtulup çoğulcu, halkın iradesinin yönetime hakim olduğu her kesimin mutlu ve özgür olduğu bir yönetim biçimine geçmiş oluyorduk. Ve işte bu övülesi, kutlanmaya değer bir başarıydı Ve aslında bu sözler birer propaganda aracından ibaret. Çünkü Osmanlı Devleti asla -başına buyruk- tek kişinin yönettiği bir rejim değildi. Bilakis Osmanlı İslam Devleti bir hukuk devletiydi. İslam hukukuna dayalı mükemmel bir rejimdi. Yani Şeriata, Kur’an’ın hukukuna dayalıydı. Bu…