Allah’ın yüce Adıyla İslam’ın düşmanları son zamanda yeni bir taktik uygulamakta: “Dini terimlerin içini boşaltıp itibarsızlaştırmak” Şöyle ki: Şeriat ilimlerinde önem verilen, yüksek manalar ihtiva eden kelimelerimize hakaret, tahkir ve istihza etme eğilimi içinde, onları en menfi manda kullanarak, kendine özgü terminolojisini dejenere ederek, ıstılahların içini boşaltarak İslami literatürü tahrip etmeyi kastetmektedirler. Ancak esefle müşahede ediyoruz ki farkında olmadan bunlara yardım eden gafil Müslümanlar da yok değil. İtibar suikastına maruz kalan kelimelerimiz: 1) Tevatür Tefsir ve Hadis ilminde “Kuran ‘tevatür’ yoluyla geldiği için tartışılmazdır, sübutu kat’idir. Hadis-i şerifler eğer ‘tevatür’ ile geldi ise inkar edilemez” deriz. Bu iki cümlede İslami literatürde “tevatür” en yüksek bir manada; Asırlar boyu inkarı kabil olmayacak kuvvette, yalan üzerinde ittifak etmesi aklen mümkün olmayan kalabalıklar tarafından yapılan bilgi aktarım yöntemi” demek iken Meşum güruh ise”tevatür’ü “Efsane, söylenti, kulaktan kulağa yayılan ve uydurmalarla değişerek gelen” manasında kullanarak içini boşaltmaktadırlar. Alın size bir köşe yazarının tevatürden anladığı: “Bugün 1 Mayıs. Onlarca farklı tevatüre göre ortalama yüz yıldır işçilerle ilgili sözde bayram olarak anılıyor. Sözde diyorum çünkü; kaynak tevatürlerinde de, geçen yüzyıl içindeki etkinliklerinde de işlenen kodlar hiçte bayram gibi değil.” Görüldüğü üzere bu kelimeyi “söylenti” manasında kullanmıştır! 2) Rivayet: İtibar suikastına uğramış bir kelimemiz de “rivayet” kelimesi….