Allah’ın Yüce Adıyla.. Diyanete bağlı müezzinler akşam ezanını kısa, sabah ezanını uzun okurlar.. Gerekçe; akşamın vakti dar bir an önce farza durulmalı ve oruç tutanlar varsa bir an önce iftar edebilsinler..vs Aslında bu, tam olarak doğru değil. Eğer kasıtlı bir uzatma kısaltma yapılacaksa sabah ezanı kısa, akşam ezanını bilakis uzatmalıdır. Çünkü Akşam ezanından sonra hemen farza geçiliyor. Dolayısıyla namaza yetişmek isteyen kişi ezanla beraber camiye gelse yetişemiyor. Ama ezan nispeten uzun okunmuş olsa belki yetişecek. Bu yüzden İstanbul Müftülüğü camilere “akşam ezanından sonra beş dakika bekleyin” talimatı vermişti.. Ancak bu sefer millet arkaya bakıp duruyor hoca niye başlamıyor gibi ! Sabah namazı ise tam tersi. Ezandan yarım saat sonra farza durulmakta. Yani ezanı uzatmanın bir manası yok. Kaldı ki sabah uyku saati çoluk çocuk sabi sübyan dijital sesle korkarak uyanmakta. Bir de ezanda kulağı olmayan bi-namaz kesim var.. Ve uzayan o mekanik ses o anne için işkenceye dönüşüyor.. “Namaza duruyorum istiyorum ki uzun uzadıya kılayım. Bir de arkamda ağlayan bir bebeğin sesini duyuyorum. Annesine meşakkat vermemek için namazı kısa tutuyorum..” Buhari Ebu Davud Namaz asıldır ezan vesiledir. Asıl olan namaz insanlara eziyet vermemek için kısa tutuluyorsa.. إنِّي لأقومُ إلى الصَّلاةِ وأنا أريدُ أن أطوِّلَ فيها، فأسمعُ بُكاءَ الصَّبيِّ فأتجوَّزُ كراهيةَ…