Allah’ın yüce Adıyla İşler büyüklerle (iyilerle) kolaydır.. الأمر مع الكرام يسير Adı bende mahfuz filanca hoca anlatmaktadır: “Mahmud Efendi Hz 30 sene kadar önce (~1990) bir cemaat ihvanıyla birlikte umreye giderler. Medine’ye geçince bir de öğrenirler ki ihvanından on kadar dul hanım yakın zamanda oraya gelmişler yerleşmişler ama bütün mallarını pasaportlarını kimliklerini kaybetmişler, dönmek istiyorlar ancak para yok pasaport yok uçak bileti yok kimlikleri dahi yok.. Perişan vaziyette çaresiz haldeler ve bir kurtuluş bekliyorlar. Efendi Hazretlerimiz “Rasulullah Efendimiz den izin alalım, bunları İstanbula götürelim” buyurur. Hâlbuki mümkün değil, pasaport yok, kimlik yok, uçak bileti yok.. hiç bir şey yok, kısa zamanda halledilecek işler değil ! Ama Peygamber Efendimiz’den izin alınmıştır ve hep beraber havaalanına giderler. Takriben 90-100 kişiler. Birden havaalanında bir karışıklık olur, öyle bir karışıklık ki.. tafsilatı uzun gider. Özetle bütün pasaportlar bir birine karışmış, uçak saati gelmiş görevliler de kimseyi incelemeden uçaklara bindirip göndermek zorunda kalmışlar. Mevzu bahis o 10 ihvan bacımız da böylece Türkiye’ye pasaportsuz biletsiz kimliksiz sıkıntısız dönerler” B.M.H’dan Hocadan aktaran S.d’e teşekkür ederiz isa erdoğan
Allahın Yüce Adıyla Amellerin Fazileti Kitabından 70 bin Kelime-i Tevhit okumanın Fazileti Leys radıyallahu anh dan rivayetle, Hz. İsa aleyhisselam buyurdu ki: Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’in ümmeti (mahşerdeki amellerin tartıldığı terazide) insanlar arasında amelleri en ağır olanlardır. Çünkü onların dilleri önceki ümmetlere ağır gelen bir kelimeye yatkındır. O kelime La ilahe illallah’tır.” (Dürrü Mensur Terğib) Şeyh Zekeriyya Kandehkevi Rh.A diyor ki: Bu açık bir hakikattir ki, Kelime-i Tevhid hiç bir ümmette, ümmeti Muhammed arasındaki kadar çok yaygın ve bolca söylenir değildi. Çünkü bu Ümmet arasında Allah’a giden yola sevk eden yüz binlerce manevi terbiyeciler (Şeyhler) ve onların her birinin çok sayıda bağlıları (müridleri) bulunmaktadır. Bu kelimeyi her gün binlerce defa söylemek hemen hemen hepsinin günlük yaptıkları dersleri arasına girmiştir. Cami-ul-Usul’da şöyle yazıyor: “Allah lafzının zikri, günlük bir vazife olarak beş bin adettir. Fazlası için bir sınır yoktur. Tasavvuf ehli için günde en az yirmi beş bindir. La ilahe illallah’ın miktarı ise onlar için en az beş bindir.” Bu miktarlar bu yol ehlinin tavsiyesine göre azalıp çoğalabilir. Benim gayem Hz. Isa aleyhisselamın sözünü teyid etmek için büyük zâtların ölçülerini bildirmektir. Şöyle ki, bu zatların her birinin en azından yukarıdaki miktarları söylediği bildirilmiştir. Nitekim Mahmud Efendi hz nin tarikatında da kelime-i tevhit…