Rahman Rahim olan Allahın ismiyle başlar, Rasulü ve Habibi Ahmed-i Mahmud-u Muhammed’e salât ve selâm ederim.. ve âline ve ashâbına ya Rabb
Bu medrese hocalığı-imamlık mevzusu üzerinde kelam edip bazı bildiklerimi kayda almayı uzun zamandır istiyordum. Bugüne nasipmiş, mollaların ve imamların bulunduğu bir cemiyette “imamlık mı -medrese hocalığı mı” fikirlerinin kıyasıyla müzakere edildiği güne.
Medrese Nedir ?
Medrese ders yapılan mekanın adıdır. “Allah’ın kitabını DERS edersiniz” ayetinden mülhem olarak Kuran ilimlerinin okutulduğu eğitim merkezine MEDRESE denmiştir. İlk medrese Rasulullah efendimizin mescididir. Dersler mescidde yapılır; inen Kuran-ı Kerim orada okunur, orada dinlenir, orada ezberlenir, orada müzakere edilir, muhtevası ahkamı talim edilirdi. Camide devamlı ders alan sahabeye Ashab-ı Suffe denirdi, Caminin sofasında kaldıkları için..
Sonra medreseler için -yine camiyle iltisaklı- ancak müstakil binalar inşa edildi. Sonra medreseler kollara branşlara ayrıldı.. Kuran’ı merkeze alarak farklı ilim dallarında eğitim veren ihtisas merkezleri oluştu ve Kuran ilimleri bütün dünyaya yayıldı. İslam yayıldıkça medreseler de çoğaldı ve gelişti elhamdülillah
>> Medrese ve icazet sistematiği” konulu makaleyi okumak için tıkla <<
Medrese üzerinden giden tartışmalar
İslam tarihi Medrese, tekke, molla, derviş üzerinden “medrese-tekke” “medreseli-mektepli” gibi bir çok tartışmaya şahit oldu.. ancak herhalde “imamlık mı- medresede hocalığı mı” şeklinde bir tartışmaya İslam tarihi ilk defa bu asırda, 15. Hicri asırda şahit olmuştur.
Şahı Nakşibendiler, Abdulkadir Geylanilerin göz kamaştıran nuru güzelliği, takvası, gönülleri saran feyizleri insanları arkalarından çekmiş, nice talebeler medreseleri bırakarak Nakşibendi Kadiri dergahlarına mürit olmuşlar. Zamanın mollaları bu yüzden dergah ve tarikatlara karşı durmuş “bunlar yüzünden medrese ilimleri, fıkıh hadis tefsir kelam duraksayacak İslam büyük zarar görecek” demişler ve medrese-dergah tartışmasının fitilini böylece ateşlemişlerdir.S onra bu tartışma farklı boyutlara taşınmış “hakikate zahir ilim yolu (medrese) den mi, batın yoldan (tasavvuf-tarikat) mı gidilir!?” konuları da yıllarca tartışılmış ve hala da tartışılıyor..
Sonra bunun üzerinden bin sene geçti.. Osmanlı İslam devleti inkıtaya uğrayıp laik Türkiye cumhuriyeti kurulunca medreselerin kapısına kilit hemen vurulmamış, şöyle bir taktik geliştirilmiştir: Önce medreseye alternatif eğitim binaları “mektepler” (okullar) açılmış, sonra medreseden mezun olanların girebileceği kadrolar kısıtlanmış, hatta iptal edilmiş, böyle olunca talebe mektebe kaymış sonrasında ise “medresede talebe yok” denilerek “tevhidi tedrisat kanunuyla” medresenin kapısına kilit vurulmuştur. İşte o günlerde bir alaylı-mektepli tartışması, medresede mi okumalı mektepte mi okumalı şeklinde bir tartışma yaşanmış. Vefakar bir avuç alim güçlerinin son damlasına kadar medreseyi ve Kuran ilimlerini savunmuşlar ancak tükenişin önüne geçememişler..
Ve üzerinden bir yüz sene daha geçti.. Müceddid İmam Mahmud efendi hz sahneye çıkmışlar ve yüksek gayret ve himmetleriyle, Türkiyeyi aşan irşadlarıyla medreseyi yeniden iyha etmişlerdir Allah’ın izniyle.. Batıda Mahmud Efendi hz doğuda ise seyda Molla Burhan gibi alimler eliyle Medrese küllerinden dirilmiş ve yeniden Türkiye gündemine oturacak kadar revaç kazanmıştır. Nice açıkoturumlarda panellerde haberlerde Medreseler konu edilmiş kimi zaman ağyar tarafından tenkit edilmiş, kimi zaman tebrik edilmişlerdir.

Medrese talebeleri Mahmud efendiyle umre yaparken 2005
Bugün ise Medresenin konu edildiği bambaşka bir tartışmaya şahit olmaktayız. Medreselerden ilim tahsil edip resmi görev (maaş) alma yoluna giden, medreseyi bu amaca bir payende yapan insanların çoğalmasıyla başlayan bu tartışma islam tarihinde olduğu gibi yine “medreseyi koruma” gayesi üzerine..
Yani tartışmanın medrese tarafında olanların gayesi medreseyi korumak ve devam ettirmek.
Bunların sözlerinin hulasası: “medresede ilim almış beş sene yedi sene medresenin ekemğini yemiş, medrese hocasnın emeğini sömürmiş kişiler öyle çekip imamlığa resmi vazifelere gidecek olurlarsa medrese diye bir müessese kalmaz, kaliteli insanların başka alanlara kayması medreseyi bitirir”
…devm ediyor inşallah
isa erdoğan
Bir yorum
Çok önemli bir çalışma.. Türkiye’de bunu bilen yok. Ebu hanzala kandırdı arkasındakileri