Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
LEYLE-İ BERAAT
Şaban Ayının orta (dolunay) gecesi beraat gecesidir, 14’ü 15’e bağlayan gece
Beraat berî olmak, mahkemede atılan suçtan temize çıkmak, isnad edilen kabahatten uzak ve ilgisiz olduğu ispatlanmak.. Bazen de beraat, suçlu olduğu bilinse de hâkimin merhametiyle affedimektir. Buradaki beraat bu sonuncusu. Çünkü Allah önünde suçlu olmayan kul yoktur. “Doğuştan gelen ezeli günah”ı kastetmiyorum, bu İslam inancı değil zira. Yaşarken günaha bulaşmayan kul yoktur demek istiyorum
“Kul günahsız olmaz, Allah afsız olmaz” der Üstadımız şeyh Mahmud Efendi Hz ks
“Kesin huccet Allah’a aittir” Bütün kulları aleyhinde Allah’ın yeterli delili vardır. Eğer dilerse hepimizi adil bir yargılama ile cehenneme koyar, çünkü günah dosyalarımız elinde. Ancak Hz Allah kullarından Ona iman edenleri ona yönelenenleri affediyor, ateşten kurtarıyor. işte BERAAT budur.

Bu gece Allah’ın beraatine talibiz. Bunun için çaba sarf edeceğiz. Çünkü biz Allah’a ve ahiret gününe iman ettik. Ateşi önemsiyor ve korkuyoruz. en küçük ihtimali bile bizim için endişe verici. O ateşe girmeye hiç cesaretimiz yok. “Dünya sevgisi adamı öyle bir sarhoş eder ki ateşe girmeye cesaret verir” demiştir şeyh efendi RAh
Şaban Ayının yarı gecesi (ayın 14. gecesi)ne Leyle-i Beraat veya Leyle-i Mübarake” denir. Bazı rivayetlerde Hamim Dukhan suresinin “Biz o Kuran’ı mübarek bir gecede indirdik” ayeti Beraat gecesini ifade eder. Burada Kuran’ın inişinden maksad bir defada dünya semasına topluca inişidir.
Beraat Gecesini böylesi mübarek bir gece yapan işte Kuran-ı Kerimin onda topluca nazil olmasıdır. Kadir Gecesinde semadan Rasulullah efendimizin kalbinde indiği gibi..
Şu halde bütün hüner, bereket ve fazilet Kuranda’dır.
Anlaşıldı ki Kuran ile münasebetdar oldukça kişi bu gecelerin rahmet ve bereketinden istifade edecek faziletlerine o miktar nail olacaktır.
Kuran-ı Kerim okunmak ister, Kuran-ı Kerim anlaşılmak ister, sonra Kuran’ı Kerim gereğince amel edilmek ister..
Beraat elde etmenin 3 vesilesi
1) “Kim 1000 defa “sübhanallahi ve bihamdihi” okursa nefsini cehenneme düşmekten Allah’tan satın almış olur.”
Bu gecenin sabahında Allah’tan beraat almak isteyen mutlaka bunlardan birini yapsın.
2) “Kim 1000 defa ihlas suresi okursa, canını cehennenden satın alır” [Camiussağir, imam Suyuti]
100 rekât Beraat namazı
Bu namaz, okunacak 1000 İhlas Suresini her rekatta 10 ihlas okuyarak 100 rekât içinde okumaktır. Beraate vesile olan bin ihlası namaz içinde huzuru ilahide okumak işin en sağlamı olarak görülmüş ve bu namaza Beraat Namazı denmiştir.
Şeyhimiz Mahmud Efendi Hazretlerini RAh beraat namazını kılarken gördük ve biz arkasında kıldık elhamdülillah. Namaz içinde elinde parmakları arasında tespih tutuyordu hazret..
3. Yolu Beraat almanın
“Kim 40 gün boyunca namazlarını camide imamla birlikte cemaatle kılarsa Allah’tan 2 beraat alır; Cehennemden beraat, ve münafıklıktan beraat.”
Çünkü
Bunu hakiki müminlerden başkası yapamaz. ve 40 gün buna devam eden kişide namazını camide cemaatle kılma ahlakı yerleşir. o kişi salihlerden olur.
Beraat Gecesi orucu
Beraat gecesinin gündüzü geceyi takip eden gün olmaktadır. lakin eyyamı biız 13,14,15. günlerin hepsini tutmak evladır.
Hadis-i şerif budur:
“Şaban ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece güneşin batışından fecre kadar (olan sürede) dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ‘Tövbe eden yok mu, tövbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim!.. Başka isteği olan yok mu, ona da istediğini vereyim” der. (İbn Mace, İkâmetü’s-Salât, 191 ( I, 444) Hadis No:1388.)
BERAAT GECESİNİN BELLİ OLUŞU
İmam Nesefî (Rahimehullah)‟ın beyanına göre; Allâh-u Teâlâ önemli şeyleri bazı hikmetlere binaen gizlemiştir.
1- Kadir Gecesini gizlemiştir Ramazan ayının tümünde müminler çok ibadet etsinler diye
2- Cuma gününün tümü dua ile geçirilsin diye, onda bulunan icabet saatini gizlemiştir.
3- Tüm isimleri ile kendisine dua edilsin diye, İsm-i Âzam’ı Esmaü‟l-Husnâ içinde gizlemiştir.
4- Müslümanlardan hiçbirine hor bakılmasın diye, Evliyayı kulları içersinde gizlemiştir.
5- Hiçbir ibadet küçümsenmesin diye, rızasını tâatları arasında gizlemiştir.
6- Hiçbir günah hafife alınmasın diye, gazabını masiyetleri içersinde gizlemiştir.
Beraat Gecesi ise, ecellerin belirlendiği, amellerin arz edildiği, hüküm ve kaza gecesi, gazab ve rıza gecesi, kabul ve red gecesi, ulaşma ve engellenme gecesi, saadet ve şekavet (bahtiyarlık ve bedbahtlık) gecesi, yücelik ve hakirlik gecesi olduğundan açıkça tayin edilmiştir ki kullar o geceyi bilsinler de, onda yapacakları dualarla belaları savuşturabilsinler.”
Bwraat Geceniz mübarek olsun
İsa Erdoğan
Beraat Gecesi hatıralarımı okumak için >> tıklayın <<
2 Yorum
BERAT GECESİ HAKKINDA
Bu yazıda Berat gecesi hakkında kaynaklarımızda yer alan bilgilerden hareketle doğru olan ve olmayan noktaları açıklığa kavuşturmaya çalışacağım.
Şaban ayının on dördüncü gününü on beşine bağlayan gece, Müslümanlar arasında “Berat gecesi” olarak bilinir.
“Berat” kelimesinin aslı براءة “berâet” şeklinde olup bir şeyden uzak olmak, kurtulmak anlamına gelir. Geceye bu şekilde isim verilmesinin sebebi, bu gece vesilesiyle pek çok müminin cehennem azabından kurtulup berî olması, kötü durumdan uzaklaşıp kurtulmasıdır.
1. GECENİN FAZİLETİNE İLİŞKİN RİVAYETLER
Bu gece ile ilgili olarak hadis kaynaklarında en çok öne çıkan hadisler şunlardır:
a. Hz. Ali (r.a.)’nin rivayet ettiğine göre Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Şaban ayının yarısındaki gece olunca gecesini kıyamla, gündüzünü oruçla geçirin. Çünkü Allah güneş battığında dünya semasına rahmetiyle tecelli ederek şöyle der: İstiğfar eden yok mu onu affedeyim? Rızık isteyen yok mu ona rızık vereyim? Bir belaya mübtela olan yok mu onu afiyete kavuşturayım? Şöyle olan yok mu ona şöyle yapayım…” Bu, fecir doğuncaya kadar böyle devam eder. (İbn Mâce, Ebvâbu ikameti’s-salât, 191)
b. Hz. Âişe (r.a.) şöyle demiştir:
“Bir gece Resûlullah (s.a.v.)’ı odada bulamadım. Bunun üzerine dışarı çıktım. Bir de baktım ki Baki kabristanında. Bana “Yoksa Allah ve Resûlü’nün sana haksızlık yapacağını mı sandın?” diye sordu. Ben şöyle dedim: “Gerçekten ben senin eşlerinden birinin yanına gittiğini sandım” Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Yüce Allah, Şaban ayının yarısındaki gece en yakın semaya [rahmetiyle] tecelli ederek Kelb kabilesinin koyunlarının tüylerinin sayısından fazla kişiyi affeder.” (Tirmizî, Ebvâbü’s-savm, 39)
c. Ebu Musa el-Eş’arî’nin rivayet ettiğine göre Allah Resûlü şöyle buyurmuştur:
“Allah, Şaban ayının yarısındaki gecede kullarının kalplerine muttali olur. Şirk koşanlar ve aralarında düşmanlık ve kin bulunanlar dışındakileri affeder.” (İbn Mâce, Ebvâbu ikameti’s-salât, 191)
2. GECENİN ÜSTÜNLÜĞÜ NEREDEN GELİYOR?
Yukarıda yer alan rivayetlerde gecenin fazileti belirtilmiş olmakla birlikte bu üstünlüğün sebebinin ne olduğu bildirilmemiştir. Bu konuda âlimler çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir.
a) Kur’an’ın levh-i mahfuzdan dünya semasına indirilişi:
Bazı âlimler Kur’an’ın levh-i mahfuzdan dünya semasında beytü’l-izze denilen yere bir defada bu gecede indirildiğini belirtmişler ve Duhan sûresindeki şu âyeti de “berat gecesi” olarak tevil etmişlerdir:
“Biz onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indirdik. Kuşkusuz biz uyarıcıyızdır. Her hikmetli işe o gecede hükmedilir.” (Duhan, 3-4)
Bu görüşte olanlara göre bir yıl içinde olup bitecek her iş, kimin ölüp kimin kalacağı, kimin hacı olup olmayacağı, rızıklar vb. şeyler Berat gecesinde tayin edilir.
Tâbiûn müfessirlerinden İkrime’nin bu görüşü kabul ettiği belirtilir. Kimi rivayetlere göre kadere ilişkin bu hususlar Berat gecesinde tayin edilir, Kadir gecesinde de bunları uygulayacak olan meleklere teslim edilir.
Her ne kadar tefsirlerde bu yönde bir görüş bulunsa da âlimlerin geneli bunu doğru bulmaz. Onlara göre yukarıdaki âyetlerde söz edilen gece Berat gecesi değil Kadir gecesidir.
(Taberî, Câmiu’l-beyân, XXII, 8; Sa’lebî, el-Keşf ve’l-beyan, VIII, 349; Beğavî, Meâlimü’t-tenzîl, IV, 173; İbn Kayyim, Şifaü’l-alîl, s. 22)
b. Kıblenin Kudüs’ten Kâbe’ye döndürülmesi
Âlimlerin büyük çoğunluğuna göre kıblenin Beyt-i Makdisten Mescid-i Haram’a döndürülmesi hicretin ikinci yılında Şaban ayının yarısındaki günde olmuştur. Allah Resûlü (s.a.v.) hicretin ardından on sekiz ay boyunca Beyt-i Makdis’e dönerek namaz kılmıştı. O ve ashabı, kıblenin Hz. İbrahim tarafından inşa edilen Kâbe olmasını istiyordu. Nihâyet Şaban ayının yarısına denk gelen Salı günü kıble yönü Kâbe olarak belirlendi. (Taberî, Târihu’-Taberî, II, 416)
Bazı âlimler, Şaban ayının ortasında Berat gecesi kutlanmasını buna bağlamaktadır. Mekke’de iken Mirac nasıl ki inanan ile inanmayan arasında bir ayrım yapılmasına vesile kılınan bir imtihan olmuşsa Medine’de de kıblenin dönüştürülmesi böyle bir imtihan olmuştu. Kıblenin dönüştürülmesi ile ümmet-i Muhammed müstakil bir hüviyet kazanmış, diğer ümmetlerden tamamen ayrı olduğu ortaya konulmuştu.
3. BERAT GECESİNİ KUTLAMANIN HÜKMÜ
Berat gecesi ve gündüzünü kutlama konusunda öteden beri iki farklı görüşün âlimler arasında bulunduğu görülür. Özellikle Şam bölgesindeki âlimler bu geceyi ibadetle geçirmeyi, ertesi günde de oruç tutmayı müstehap saymışlardır. Buna karşılık Hicaz bölgesindeki ulema bu gecenin kutlanmasını sıcak görmeyerek bid’at saymışlardır. (İbn Receb, Letâifü’l-meârif, s. 137)
İmam Şâfiî, el-Ümm adlı eserinde şöyle demiştir:
“Beş gecede duaya icabet edildiği bilgisi bana rivayetlerle ulaştı: Cuma gecesi, Kurban bayramı gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Receb ayının ilk gecesi, Şaban ayının ortasındaki gece.” (el-Ümm, I, 264)
Bu gecede ibadet etmenin faziletli olduğunu söyleyen tüm âlimler geceye özgü özel bir ibadet türünün, namaz şeklinin olmadığını özellikle belirtmişlerdir. (Aynî, el-Binâye, II, 522) Yine âlimler, bu geceyi ihya etmek [yani geceye özel bir takım namazlar kılmak] için camilerde bir araya gelmenin mekruh olduğunu belirtmişlerdir. (Molla Hüsrev, Dürerü’l-hükkâm, I, 117; İbn Nüceym, el-Bahru’r-râiq, II, 56; (Nevevî, el-Mecmu’, IV, 56)
4. BU GECE VE GÜNDÜZÜNDE NE YAPMALI?
Bu gece, Ramazan ayının yaklaştığının habercisi olup son defa kendimizi kontrolden geçirme zamanıdır. Bu sebeple bu gecede şunlar yapılabilir:
a) O gece yapılabilecek en anlamlı iş insanın Rabbi ile arasına girmiş olan günahları için samimi bir şekilde tövbe etmesidir. (tövbe-i nasuh) Madem ki bu gece cehennemden berat etme gecesidir öyle ise beratı almak için öncelikle insanın günahlarına samimi bir şekilde tövbe etmesi gerekir. Haklarını yediğimiz kimse var ise onlarla helalleşmek, dargınların barışması uygun olur.
b) Kaza veya nafile namaz kılmak. Yalnız bunu yaparken dinde bu geceye özgü özel bir namaz türü olmadığını bilmek gerekir.
c) Salat-ü selam okumak, tesbih, tekbir vb. zikirler yapmak ve dua etmektir. (Şürünbülâlî, Merâqi’l-felâh, s. 151) Özellikle zor zamanlardan geçtiğimiz şu dönemde başta Gazze olmak üzere dünyanın her yanındaki mazlum ve mağdur kardeşlerimizin bir an önce kurtulması, müminlerin içinde bulundukları gaflet ve dağınıklıktan kurtulup silkinerek vahdete kavuşması için dua etmek gerekir.
d) Gecenin ertesindeki günde oruç tutmak. Bu gecenin gündüzünde oruç tutmaktan kasıt gecenin ertesindeki gündüzdür. Çünkü şer’î zaman dilimleri önce gece ile başlar. Şaban ayının ortasındaki gündüz ayın on beşi, yani geceden sonraki gündüzdür.
Cenab-ı Hak, Berat gecesini kurtuluşumuza vesile eylesin. Müslümanların her türlü şer, musibet ve âfetten berî olmasına vesile kılsın.
Soner Duman 14 Şaban 1447 – 2 Şubat 2026 Pazartesi
ilk defa o yüz rekatlık namazı Yozgat’ta yatılı öğrenci iken kıldım. lise pansiyonunda idik. idareciler kesin talimatla bütün talebeleri bir sınıfta topladılar yerlere sergi serilmiş mescit gibi yapılmış.. mecburen herkes yüz rekat kılacak dediler. kalktık kıldık 🙂 ama çok bereketini gördüm Allah için.. o yüzden zorla güzellik olmaz değil. olur olur zorla da güzellik olur. zorlayın biraz