Allah’ın yüce Adıyla.. 66. Hikâye : Siyasi Afişleri Kim Yırttı Sene 1990 Yozgat Anadolu lisesi’ne gidiyorum evimiz ilçede olduğu için Yozgat’ta bir vakıf yurdunda yatılı kalıyorum yurdun görevlilerinden yaşlı başlı İbrahim Hoca dediğimiz bir zat hafta sonları bizleri sabah namazına Çapanoğlu Camii Kebiri’ne götürüyordu. Namaz dönüşü ortalık henüz sakin, reklam panosu üzerinde DYP Tansu çiller’in reklam afişleri vardı Vakıf yetkilileri hepsi Erbakancı olduğu için tepkililer buna. İbrahim Hoca hiç çekinmeden gelip geçerken o afişleri kenarından tutup koparıyordu. Biz de ondan gördüğümüz için dönüşte sağlam olanları da biz kopardık. Meğer birileri bizi şikayet etmiş. Biz hepimiz yurda girmiş olduk ancak arkamızdan polis geldi afişleri koparanları arıyor. Tabii ki biz kopardık diyecek halimiz yoktu. Kimse üstüne alınmadı Ben de tedbirsizce polisin yanına gelmişim merakımdan ne yapıyor diye bakıyorum. O anda nefesimin hızlı attığını farkedince bana sen koşarak mı geldin dedi. kurnaz akıllı Türk polisi. Neden koştun diye sordu. Yani sen de afişleri kopardın sonra kaçmak için koştun” demek istiyordu. Bunu anladım baktım kendimi ele veriyorum.. Camiden dönüşte arkadaşlarla yarıştık dedim. Bana adımı soyadını sordu İsa Erdoğan. Elindeki deftere yazdı. hangi sınıftasın diye sordu. Kur’an-ı Kerim’i yüzüne okuma sınıfı dedim. Sanki orası Kur’an kursuymuş da böyle bir sınıf varmış gibi. Yani “Anadolu lisesi…
Allah’ın yüce Adıyla.. 59) Alın işte kız getirdim ! Biz, okullarda çocuğun imanını ahlakını koruyacak hal göremediğimiz için Çocuklarımızı okula değil medreseye gönderdik. Allah emrediyor çünkü “Ey iman edenler kendinizi de ailenizi çocuklarınızı da yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz” Tahrim:5 Çocuklarda ilk aşı çok önemli. ilk aşı Allah sevgisi Peygamber sevgisi, Allah ve Resulüne itaat, helal-haram hassasiyeti” şeklinde almalı. okullarda ilk aşı olarak put/heykel sevgisi verildiğini görüyoruz, bunun vebalinden çok korkuyoruz. Çocuklarımız ahirette anne babasına düşman olup Allah’a şikayet etmelerinden çekiniyoruz.. {Abese:34} Kızımı bu gayelerle okula vermedim. o yaşlarda o hafızlık yaptı. küçük yaşta ezberlediği için Yüce Kuran’ı çok sağlam oldu.. Sonra eve evrak geldi çocuk nerede diye. müdür adresime geliyor bana baskı yapıyordu. Evrakta “neden çocuğu okula göndermiyorsunuz” yazıyordu. Müdüre ihtar çektim. Soruyu yanlış soruyorsunuz dedim. Soru “çocuk okula neden gelmiyor” şeklinde olursa doğru soru olmuş olur dedim. bu şekliyle kağıda cevap da yazmam imza da atmam dedim.. ve bir kaç gün içinde tuttum kolundan hemen dibimdeki okula götürdüm. “Alın ben getirdim işte dedim. yaşı 9 olmuştu 1. sınıf için fazla büyüktü. intibak imtihanına dahil ettiler 20 sorundan 19 unu doğru yaptı ve doğrudan 4. sınıfa yerleştirdiler. Böylece 3 sene kazanmış olduk. Bu defa kızın örtüsü feracesi…
49) Kiayı tamir ettirdik İlk arabam, Kia capital 1993, halk tabiriyle bir kupon arabası yani gazetenin biri biriktirilen kupon karşılığında çekilişle bu arabayı vermiş. o yüzden Türkiye’de sadece 300 adet gelmiş. o yüzden piyasası yok parçası da yok müşterisi de. o yüzden ucuz. Ben arabayı Çanakkale Çan da vazife yapan arkadaşım Davut hocadan aldım. Davut hoca malını süsleyip satmasını becerir. Mersedes konforunda ucuz araba.. şu özelliği de var bu özelliği de var.. deyince ben tamam dedim. arabamı buldum dedim ve 3500 liraya aldım 2003 yılında. üç bin peşin verdim beş yüz yerine de masaüstü pc verdim. Arabayı dönüş yolunda arkadaşım Hüseyin sürdü. Çorlu’da görevli olan. Bence de güzel arabaydı. japon ayarında. eksik parçalarını mazda 626 dan temin ediyorduk. uyuyordu. Edirne’de bana şoförlük öğreten üstam Tamer abi adeta bir yer pilotu. çok seri kullanır. bana da seri ekonomik kullanmayı öğretti. Bir memleket izninde ailecek köye giderken köy yolunda arabayı mucura kaptırdım ve devirdim. araba pert oldu. çekici ile Kayseri’ye götürdük. yaşlı tecrübeli bir adam bunu hiç yaptırmayın böyle satın dedi. müzayedeye çıkardık. sanayi hoparlöründen parayla ilan verdik birkaç kişi geldi biri bize reno 12 teklif etti 80 küsur model bindim bu araba edirne’ye gitmez dedim. adam bize “su an bunun piyasası…