Allah’ın yüce Adıyla.. “Sen fitneci misin !” Allah Rasulü sas böyle sitem etmişti Hz Muaz’a. Hadise şu: Muaz b Cebel 20’li yaşlarda bir delikanlı iken Rasulullah’ın hususi teveccühüne mazhar olur ve Yemen’e vali olarak atanır. Gittiği yerde namazları o kıldırmaktadır. Rasulullah’ın valileri aynı zamanda imamdırlar, milletin içinde en ön saftadırlar. Hz Muaz bir gece yatsı namazını Bakara suresiyle kıldırır namaz saatler sürer.. Durum Rasulullah’a intikal eder. Allah Rasulü salât ve selâm olsun Hz Muaz’ı gördüğü yerde ikaz eder ve bu tevbihini üç kere tekrar eder “Sen fitneci misin ya Muaz” Neden “Veşşemsi ile Velleyli” ile kıldırmıyorsun ? içlerinde yaşlısı var zayıfı var ihtiyaçlısı var..” Fitne Bu hadis-i şerifte geçen fitne ifadesi üzerinde duracağız. Fitne Kuran’ı Kerim’de 12 farklı manaya gelse de asıl manası altını sınamak, ateşe sunmak demektir. Sonra insanlara imtihan konusu olma manasına intikal etmiştir. Oradan da insanları yoldan çıkaran, Allah’tan uzaklaştıran her şeye fitne denmiştir. Hadis-i şerifte geçen fitne işte bu son manasıyla: İnsanları Allah yolundan uzaklaştırmak olmuştur. Cami Allah yolu, namazı uzun kıldırmak ise insanların camiyi terk etmesine sebep, bunu yapan kişi de fitneci olmuş oldu. Çarşaf ve dekolte Bugün halkın dilinde fitne dendiği zaman genelde bu mana kastedilir: “Haktan uzaklaştırma” ve halkı bir birine düşürme” Bu itibarla sokaklarda…