Islami Cihad Kan Kaybediyor

21 Mayıs 2017

Allahın Yüce Adıyla

“Ya Rabbi Kurani düzen ihsan eyle.. Kurani düzen ihsan eyle.. Kurani düzen ihsan eyle..” amin amin amin.

Muttekilerin imamı şeyhimiz Mahmud efendi 1996 yılında Çavuşbaşı külliye inşaatındaki vaazında on binler önünde Şeriat için böyle dua ediyor ve hınca hınç dolu cami amin sesleriyle inliyordu. Video kaydı mevcut..

80 ve 90 yıllar.. İktidar koltuğunda nispeten vatanperver Özalın olduğu dönem.. Ancak belediyeler genelde CHP’li fasık kişilerce işgal edilmiş, insanlar bir çok açılardan mahrumiyet içinde.. Ne halka ne de hakka hizmet yok, Türkiyenin kalbi İstanbulda çöpten mahalleler oluşmuş, yolsuzluk, susuzluk en büyük sorun..

Buna karşılık o dönemde azınlık olan islami cephede tam bir tayakkuz ciddiyet ve canlılık var. Şeyh efendinin gerek cemaati üzerinde gerek milli görüş siyaseti üzerinde etki ve tesirinin zirvede olduğu o dönemde her bir neferin kalbinde yatan aslan tam olarak Bir Islam Devleti.

Kapıya mensup her mürid bu niyet ve hedef ile yaşıyor. Öyle ki “durun bir süre askere gitmeyin Şeriat gelecek..” Yani o zaman gideriz diyenleri ben duydum.

Milli Görüş cephesinde durum farklı değil. Partiyle gönül vermiş her nefer İslam Devleti için çalışıyor. “Eğer çalışırsak yakında bu olacak” inanıyor. Erbakan hocanın projesi olan Adil Düzen aslında Mahmud Efendi hazretlerinin Kurani Düzen dediği şeyin aynısı. İkisi de resmen Şeriat istiyor ve bunun için çalışıyor cihat ediyor..

Manevi ve Siyasi liderlerin samimi olarak niyet ve hedefi böyle olunca elbette bu arkalarından gelen kitleye de yansıyor her mürid her parti mensubunda aynı niyet ve samimiyeti görebiliyorduk. Seçim zamanları olduğunda tekkeli partili herkes gönüllü bir nefere dönüşüyor sokak sokak ev ev aktif olarak islam için çalışmaya, cihada başlıyordu.

Karşı cepheyi kızdıran kıskandıran da buydu. İstanbul chp den Refah Partisine geçtiğinde chp liler gazete köşelerinde analiz yaparken bunu açıkça yazdılar. “Biz parayla çalışacak afiş asacak adam bulamazken onlar her biri gece gündüz demeden gönüllü çalıştılar ve belediyeleri hep aldılar”

Dahası avrupada işçi olan kardeşlerimiz 2 3 haftalık izinlerinde arabalarıyla Türkiyeye geliyor canlariyla mallariyla hizmete koşuyorlardı. Partinin mali imkanlarının kısıtlı olduğu o yıllarda yıllık birikim ve izinlerini tatil eğlence yerlerinde değil hizmette cihadda  kullanıyorlardı.

Bu özveri bu fedakarlık bu gayretin gerisinde yatan, bu insanları böylesine harekete geçiren, malını canını ortaya koyduran neydi !?

“İslam Devleti rüyası”

dvm var

————–

Türkiyede Şeriatın yeniden tesisi için Oğlum Mahmut sen ilim ve maneviyat cihetinden sen de Necmettin zahir ve siyaset cihetinden vesile olacaksın” Demişti Mevlana Ali Haydar Efendi k.s

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın