İMAM ve TORPİL

5 Şubat 2022

Elde Patladı

Allah’ın Yüce İsmiyle.. Ortalık yıkılıyor. 2022 yılı imam alımı mülakatı oldu bu hafta. Ortalıkta bazı evraklar dolaşıyor. “Sn Müftüm, aşağıda isimleri yazılı hemşerilerime sınavda yardımcı olmanızı rica ederim” imza Filan milletvekili.” Vatandaş da ne yapmış ? El altından vermiş internete. Biz kağıdı görünce “bu kadar da olamaz, kimse kendini böyle ifşa etmez bu akıllı adam işi değil” dedik. Ama meğer gerçekmiş. Milletvekili efendi itiraf etmiş “torpil değil efendim bir rica” diyerekten de kendini savunmuş.. Şimdi herkesin dilinde bir yorum, hocalar arasında bir tartışma.. Biz de biraz bunu konuşalım.

Diyanet teşkilatı; Halka Din iman ahlak öğreten kurum. Kurumlar içinde en nezih en itibarlı olanı, olması gerekeni.. “Eğer haksızlık, adam kayırma olmayacaksa, Diyanette olmaz” dediğimiz müessese.. Evet son atraksiyonla olumlu bir not aldı, torpil (?) evrakını ifşa etti, milletvekillerini, siyaset baskısını reddettiler..

“Rica” listesinde adı olanlara yazık oldu, belki imtihanı geçecek seviyede idiler, artık imkanı yok. Belki böylesi hayırlı, onlar için ve hepimiz için. Çünkü imamlık müezzinlik gelir kapısı değil. Din hizmeti ekmek kapısı olamaz. Namaz kıldırmanın ücreti yoktur. Bu işi ücret için, maaş için yapan ahirette mahrum olabilir. Haberler bu yönde. Çünkü “ameller niyete göredir. Kişiye ahirette niyetin karşılığı var” Şehit bile olsa.. O yüzden imamlık ateşten gömlek. Müftü vaiz imam müezzin Kur’an öğretmeni, hasılı tüm Din hizmetkarları ellerinde ateş tutuyorlar. En tehlikeli meslek grubudur bu. Ancak son zamanlarda imamlığa aşırı rağbet var, hafızlığa aşırı rağbet var. Dünyalık ikbal vesilesi gibi görülür oldu. Tasavvufun eksikliği

Tasavvuf İslam ahlakı kazandırır. Kalbte Allah’tan başka sevgileri yok eder. Konumuz şimdilik bu değil. Din hizmetini geçim kapısı olarak görmek öyle kanıksanmış ki.. hocalara bile anlatamıyoruz. Hal böyle olunca torpil haksızlık olarak görülüyor. O köşeyi ben kapacaktım, torpille o kaptı benim hakkımı yedi ! Hangi köşe bu ? Cami mihrabı ! Mihrap minare kapılacak köşe midir !? Bu konuda torpil yaptırmak evet doğru değil ancak gerekçesi “başkasına haksızlık” değil. Çünkü maaşlı din hizmeti ateşten gömlektir. Milletvekilliği kaymakamlik valilik muhtarlık ve diğer memurluklar ateşten gömlek olduğu gibi.

Kimdir ehil ?

Buralara en layık kişi en uzak duran kişidir. Allah’ın ateşinden korunmanın en kesin yolu kendini layık görmemek, uzak durmak. Ama maalesef herkeste bir hırs bir şehvet o ateşe atlamaya herkesten meraklı..

Bozulma arıyorsun. Al sana bozulma. İmam-ı Azam RA zamanının Diyanet Reisi olmamak için hapse razı oldu ve hazret hapiste öldü.

İslami çizgide siyaset yapan kıdemli bir zata “Bu davanın çizgisinde ne değişti eski ile yeni arasındaki fark nedir ? diye sordular. “Bizim zamanımızda milletvekili listesi hazırlanırken herkes diğerini ileri sürerdi. Şimdi ise milletvekili adayları birbiriyle yarışıyor “ben olacağım ben” diye kıyasıya rekabet ediyorlar!” dedi. Tespiti çok anlamlı buldum. Bu değişim sadece 30 yıl içinde oldu.

Değişim sadece siyasette değil, her cephede oldu maalesef. “Ya şimdi bir fesat koptu cihanda. Heva-i nefse düştü nâs bu anda. Eger âlim eger âbid bu şanda” Ne hocalar eski hoca, ne talebeler önceki talebe, ne sofular eski sofu, ne örtüler önceki örtü !

“Televizyon insanları çaldı. Çocuk anasının emziğinden ayrılmadığı gibi bu millet televizyondan ayrılmıyor” diyorduk. O zamanlar televizyon sadece evde, salonda akşamdan akşama idi. Şimdi cebe girdi ve belki 24 saat !

İnsan yetiştirmek o yüzden şimdi daha zor. on sene öncekinden iki kat daha fazla. Bu zorluğun etkileri her yerde. Tekkede medresede okulda siyasette. İnsan nasıl yetişir ? Kötü etkileri silerek, iyi olanı yükleyerek. Tasavvufta buna tezkiye ve tezeyyün deniyor.

Dünyevi etkilerinden bir insanı soyutlamak için ne yapmalı ? Onu cahil ana babadan, kötü arkadaştan, bozuk fikirli öğretmenden, zararlı kitaptan ve lüzumsuz muzır sanal âlemden uzak tutmalı.. Sonra onu ilim amel ihlas ile mücehhez kılmalı, bunu yaparken gerçek bir örnek önünde kamil bir mürşid olmalı. 

O yüzden bir Mürşid müridlerine televizyonu gazete ve radyoyu yasaklamıştı. Onlar da bunlardan kurtulmuş ve yetişmişlerdi, adam olmuşlardı. Şimdi gelenler o yasağı telefonla deldiler. Telefon da yasak olacak değildi ya ! Ve kalpler telefon gibi oldu; bit pazarına döndü..

Konumuza dönelim, Torpil yaptırıyor yeni yetme imam adayı. Ne yapacak ? Bir camiyi işgal edecek. Peki amel-i salih’i var mı ? Haramdan mekruhtan şüpheliden sakınır mı? Farzları sünnetleri ifa eder mi ? İtikadı Ehli sünnet mi ? Talebe yetiştirme, Emri bil maruf yapma gayreti var mı ? Şeriat ilimleri tahsil etti mi ? Tefsir Hadis Akaid Fıkıh Ahlak..? Bari taharet almasını doğru biliyor mu ? Bunların hiçbiri imam hatip lisesinde ve ilahiyat fakültelerinde verilmez..

Şu halde “ben bu hizmete layıkım” diyebilir mi  bu imam ? Hayır. Nedir öyleyse gaye ? Bir maaş bir geçim yolu bulup geçinmek. Eh namazı da bu vesileyle camide kılmış olur artık yani izinli olmadığı günlerde..!

Rica ederim. Orası Rasulullah’ın makamıdır. Salât ve selam olsun. Rasulullah’ın makamı bu kadar hafif görülmemeliydi. İmamlık bu denli basite indirgenmemeliydi. Sonra kalkıp şikayet ediyoruz “imama köyün iti kadar değer vermiyorlar” diyoruz. Bu değeri biz düşürdük hocalarım kabahati başka yerde aramayalım.. Sen Allah’ın dini yüce tut Allah seni düşük tutmaz.

>> İMAM” konulu yazıyı okumak için tıklayın <<

Adam kayırmanın diğerinin hakkını yemenin fenalığından bahsedecek değilim. Bu herkesin malumu. Ben “hakkını yeme” mefhumu içinde “hak” nedir ne değildir ? Yenilmiş mıdır onu konuşuyorum. Çünkü bunun hakikatini bir çok insan bilmez. Sahabelerin döneminden itibaren devlet görevleri re’sen atama yoluyla verilirdi ve kimse bunda bir haksızlık görmezdi. İmamlar içinde de böyledir nicesi re’sen atanır ve kimsenin hakkı yenmiş değildir. Burada ölçü Şeriatın kuralları olmalı, modern kabuller değil. Şeriat bir kimseyi bir göreve atarken neye dikkat eder ? O görevi yapıp yapamayacağına. Bunun için iki şeye bakar; donanım ve niyet. Tamah ve istek varsa bunu salih niyetten saymaz. İmamda olması gereken donanım ile ilgili malumat fıkıh kitaplarında mevcut: Güzel kıraat, ezber, fıkıh bilgisi, takva, güzel ahlak..vs

 Torpilin üstünde torpil var

Burada başımdam geçen bir iki hadiseyi aktarayım. Allah’ın inayetine mazhar olduğum bir iki durumu.. 

Devam edecek..

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın