Bende Adalet istiyorum. Nasıl istemem.. ‘El-Adl’ Allahın ismi ‘Adil’ Peygamberimizin adı ve vasfı iken ? Adalet Allahın fiilleri içinde Kuranda en çok vurgulanan olgu.. Adalet, Allahın biz inanan kullarından koşulsuz isteği.. hatta düşmanlarımıza karşı bile. “Bir kavme olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe sevk etmesin.. Adil olun, bu takvaya daha yakındır” “Allah zerre ağırlığınca adaletsizlik etmez”
Hadisi şerif: Allahın gölgeliğinden başka gölge olmayan Ahiret gününde o gölge (emniyet şemsiyesi) altına girecek 7 zümrenin birincisi: Adaletli imam (devlet reisi)
Adaletin zıddı zulümdür. Zulüm nerede olsa, kim tarafından olsa asla tasvip edilemez. Zulüm edene Kuranın verdiği isim “zalim”. “Allah zalimleri sevmez.” “Allah zalimleri yola almaz.” “Allahın laneti zalimler üzerine..” “Zalimleri helak edeceğiz” “zalimlerin ancak hüsranını artıracağız.” “zalimleri Cehennemde diz üstü terk edeceğiz” “zalimlere o günde mazeretleri fayda vermeyecek ve onlara lanet ve kötü yurt onlara.” “Dikkat kesilin, zalimlere kalıcı bir azap var” “zalimler birbirinin dostudur Allah ise takva ehlinin velisi dostudur”
Allahın dini adalet ve adaletsizliğe bu kadar önem vermiş iken biz Müslümanların ADALET çağrıları karşısında kayıtsız kalmamız düşünülemez. Ancak sorun şu :
Adalet nedir ?
Önce adaletin tanımında uzlaşalım ki kimin ne dediği, ne istediği bilinsin garazlar belli olsun. Adalet: haklıya hakkını vermektir. Zulüm (adaletsizlik) ise: Hakkı yerine teslim etmemek, Haklıyı hakkından mahrum etmektir. Şu halde adalet ve hak kavramları birbirinden ayrılamaz. Hak da tıpkı adalet gibi Allahın bir ismidir. Allah Hakk’tır. Bu yüzden Ona çok zaman ‘Cenabı Hak’ deriz. Hakkın ölçüsü ancak onun tarafından gelendir. O neyi nasıl istiyor, ne denli takdir ediyorsa hak odur.
Şeyhimiz İmam Mahmud Efendi’nin sözü: Cenabı Hakk ne yapsa haklıdır, eğer O yarın beni Cehenneme de koysa haklı Odur.. Çünkü Onun bir adı Hakk’tır ne yapsa haklıdır.
Şimdi buradan anladık ki hak ve adalet ancak Cenab-ı Hakkın muradı üzerine davranmakla yerine gelir. Kuran-ı Kerimde açıklanan hüküm ve kanunları uygulamadığı sürece hiç bir mahkemenin hiçbir hakimin, devlet adamının hakkaniyetli olması, adaletli olması mümkün değildir.
Bu bakımdan kasten adam öldüren katile verilen müebbet hapis cezası, hırsıza verilen 2 yıllık hapis anayasada yazılı olup da Kurana aykırı olan hiç bir karar asla adalet değildir. Çünkü Allah katil için kısası, hırsız için de elin kesilmesini hükme bağlamıştır dolayısıyla hak budur, bunlar dışında ne karar verilse haksızlıktır. Tıpkı miras taksiminde medeni kanunun kadına erkek kardeşi gibi tam pay verirken erkeğe haksızlık yaptığı gibi. Mahkeme kendince eşit davranmış ancak adaletten sapmıştır. Çünkü Adil olan Allah kadına yarım pay takdir eder.. Analyana bu misaller yeter.
Kuranın hükmüne dayanmadan verilen bütün kararlar cezalar da böyledir. Allahın takdir ettiği haklar itibara alınmıyor.. Onun emirleri, yasakları önemsenmiyor.. insanların kendi başlarına buldukları, uydurdukları bütün kanunları cezaları, sözde insan hakları, yapay kadın hakları vesaireleri.. cümlesi haksızlık, tamamı adaletten uzak, hakkaniyetten ayrı kalmaktır.
Mevlana Mahmud Efendiye bir kısım hakim geldi “Biz mahkemelerde beşeri kanunlar gereğince kararlar veriyoruz, bunu yaparken eğer Kuranın hükmüne aykırı karar veriyorsak Allah nezdinde mesul müyüz?” diye sordular, hazret “Tabi ki mesulsünüz.” dedi.
Allahın vermediği bir hakkı kimse veremez. Eğer verirse ona hak değil ‘haksızlık’ denir. Allahın verdiği hakkı da kimse iptal edemez, eğer ederse bu yeni bir hukuk değil zalimlik olur.
HAK ve ADALET böyle bilindikten sonra Chp’liler şimdi çıksınlar da hala ADALET istiyoruz diye bağırıyorlar mı görelim! Allahın gerçek adaletini savunan kim olursa.. eğer o adaletin birinci müdafisi, muavini biz olmazsak müslüman değiliz. Böyle bir adaletin tesisi için değil Ankaradan İstanbula yaya yürümek, İstanbuldan ta Mekkeye kadar da yürümeye de varız..
Ancak bunların derdi adalet Değil. Allahın Yüce Adaletini hiç bir zaman istemedikleri gibi, icat ettikleri sözde adaleti bile uygulamaktan imtina etmiş zalim bir zihniyet bunlar. Siyasi karneleri öz milletine reva gördükleri haksızlıklar, zulümler, çifte standartlarla dopdolu bir güruhun çığlıkları yürüyüşleri tiyatrodan kurgudan başka bir şey değil.
isa erdoğan, 23.06.2017
Cevatpaşa
Yorum Yapılmamış