Ölmeyen Hayy ve Kayyum olan Allah’ın yüce Adıyla
Sual: Hocam Üstad Kadir Mısıroğlu’nun vefatından sonra onun alieyhinde konuşan sözde dindar kesimler türedi. Bunlardan kimi yok o İngiltere’ye kaçmış biri derken kimi de kitapları gıybet dolu diyerek tenkit ve iftira tukrüğüne tutmuşlar.. Konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz
Allah’ın yüce Adıyla
Asıl gıybet ve iftira senin bu yaptığın” derim
Üstad Türkiye tarihinde gelmiş geçmiş en büyük araştırmacı tarihçi. Türkiye’deki putçuluk fikriyatı ile mücadele etmiş en tesirli mücahitti derim
Üstadı sevmeyen kişiler ya puta heykele prestiş olmuşlar ya muhipleri, veya bazı gafil nurcular, veya birtakım iran seviciler veya Erbakancılar, ya da cahil ve gafil Kürtler olarak 5 kısım içinde değerlendirilir
Bunların hepsinin üstad Kadir Mısıroğlu ile kuyruk acısı vardır
1) Puta prestiş olanlara gelince
Bunların üstadı neden sevmediğini söylemek gereksiz. Çünkü üstad hayatı boyunca put ile mücadele etmiştir kalbinde m.kamale karşı zerre kadar sevgisi olan benim kabrime cenazeme gelmesin demiştir
2) Bediüzaman Sait Nursi nun takipçileri üstadı neden sevmediğine gelince..
Bunlara göre Bediüzaman Said Efendi, hiç kimseden bir hediye almadan, maaşsız, gelirsiz mahza Allahın fazlı ile kerametvarâne yaşamıştır.. Kadir Mısıroğlu ise Said Efendi’nin yakın bir arkadaşından nakille “..Aslında o Sultan Abdülhamit’ten Van’da medrese yapmak üzere yüklü bir miktar altın aldığını bu altınlarla hayatını idame ettirdiğini..” söylemektedir. Haliyle bu anlatı yukarıdaki keramet büyüsünü bozuyor işi tam tersine çevirmekte.. o kesim nurcular da haliyle bu işe çok bozulmakta. İçlerinde şuurlu olanları sükut edebilirken acemi ve nadan olanları da patavatsızca konuşabiliyor
Esasında üstat Üstad Mısıroğlu, Bediüzaman Said Efendi’nin İslam’a imana olan hizmetlerini takdir etmiştir
3) İrancılar ve İran sevicilerin üstat Kadir Mısıroğlu’nu neden sevmediğine gelince..
Üstadın 10 tane konuşmasını dinleyen mutlaka görmüştür ki üstad İran tehlikesine karşı devamlı bizleri uyarmış İran’ın ne kadar sinsi sahtekar ikiyüzlü olduğunu her zaman ifade etmiştir. O kadar ki “eğer Güneş İran’dan doğacak olsa mutlaka bir şemsiye altına gizlenin” diyecek kadar.. son yaşanan Suriye Savaşı’nda üstadın ne kadar haklı olduğunu tekrar görmüş olduk. Bu İranlıların dünyada yegane düşmanları Ehli sünnet ve cemaat müminler olduğunu artık sağır sultan bile duydu bildi. Böylesi bir İran’ı seven elbette üstad Kadır Mısıroğluunu sevemez
4) Bazı bilgisiz Kürtlerin üstat Kadir Mısıroğlu nu neden sevmediğine gelince..
Bugün bizlerin Kudüs Fatih’i diyerek sevdiğimiz takdir ettiğimiz göklere çıkardığımız Selahattin Eyyubi ra üstad Kadir Mısıroğlu’nun bazı araştırma ve tespitlerine göre durumu karışık imiş.. O yüzden onu pek sevmez. Ben işin bu kısmını onun bilgisine havale etmişim. Allahualem derim yine de ne Üstada ne de Selahattin’e olan hüsnü zannımı bozmam. Ancak bazı Kürt arkadaşlar meseleyi kişiselleştirip ırkçılık üzerinden Kadir Mısıroğlu’na hücum etmeye bunu bahane etmektedirler
5) Erbakancıların üstad Kadir Mısıroğlu’nu neden sevmediği..
siyasi bir durum. Siyasetlerini bütün hakikatların hatta dinin de önüne geçiren Bu cahil Erbakancı kesim, sırf onların siyasi tercihlerine aykırı yürüdüğü için Recep Tayyip Erdoğan’ı da, onu destekleyen herkesi de silmişler sui zann etmişler ve karalamaya devam etmektedirler. Hatta ihvan görünümlü bağnaz Erbakancılar kendi meşayımıza bile çirkin lakaplar takmışlardı “Recep Tayyip Erdoğan’a oy verilecek” dediklerini duyduklarında.. Artık bunlardan herşey beklenir.
Üstad Kadir Mısıroğlu Türkiye’deki İslami serbestliğin dini terakki’nin ilerleyişini sayarken Menderes, Demirel, Özal ve Recep Tayyip Erdoğan der.. ve nedense Erbakanı es geçer, zikretmez.
Recep Tayyip Erdoğan’ın çok büyük bir Allah’ın lütfu olduğunu birçok vesile ile ifade eder. Tüm bunlar da Erbakancıların böylesi büyük bir hakikat üstadına cahilce cephe almalarına sebep olur
Lakin zikredin veya etmesin, doğrusu Erbakan Türkiye’de laiklerin jargonuyla “siyasal İslamcılar” Türkiye siyaset tarihinde iman İslam mukaddesat için o sahaya atılan mücahitlerin piridir, Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının da hocasıdır, ülkeye millete katkıları yadsınamaz
Üstat Kadir Mısıroğlu Bir keresinde şöyle demiştir “Benim çizgim net, sözlerim keskin olduğu için benim karşımda kişiler tarafsız ve bigane kalamaz ya bana dost olur ya da bana düşman..”
Bugün Onunla ilgili insanların bu denli keskin, ya muhib ya muhalif olduğunun sebebi de budur.
Son söz
Üstad Kadir Mısıroğlu’nu sevmek Allah’ı İslam’ı Sahabeyi Osmanlıyı Müslümanları vatanı sevmekle alakalıdır. Bu muhabbet bir şereftir. Allah bu şerefi bi-şereflere nasip etmiyor
Bu arada Gülencilerin de kavi birer Kadir Mısıroğlu muhalifi olduğunu ds söyleyelim, mahkemelere taşınan bazı isnatlar ve Üstadın ta 90’lı yıllara uzanan keskin tespitleri ve bunlar hakkındaki olumsuz fikir ve değerlendirmeleri buna sebep olmuştur.. “Bugün bunu herkes övüyor yüceltiyor, gün gelecek herkes bunu kınayacak yerin dibine batıracak” türünden sözleri diğer birçok öngörüleri gibi aynen çıkmış ve Kader üstadı adeta destekleyerek yine haklı çıkarmıştır
Görüldüğü üzere 6 cepheden üzerine bunca saldırı olan biri aleyhinde internette şurada burada ileri geri laflar yazılar lakırdılar görmeniz doğaldır. Artık Rahman’ın dostları Allah ordusunun bu mücahit neferi hakkında hüsnü şehadetini muhafaza eder, müfsitlerin şeytan ordusunun lakırdılarına zerre kadar itibar etmez
Üstadım, Allah rahmet eylesin kabrin nur, makamın cenneti ala olsun
Yorum Yapılmamış