İlim, Alim ve Malum

26 Eylül 2025

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

“Eğer bu icatlar çok faydalı olsaydı Allah bunları Rasulullah’ın zamanında çıkarır Onun eline verirdi. savs”

İlim sahibi olmak Allah katında ne kadar büyük bir fazilet ki Hz Ademi bu sayede Melaike-i kirâma üstün kılmış ve kendisine secde etmişlerdir. İlim amel içindir, Allah’ı tanımak tanıtmak ve onun Rıza yollarını bilip öğretmek içindir. Bu amel yerine gelirse kişi ilminin gerçek faydasını görecektir ancak ilim başlı başına Allah’tan bir nur olduğu için mücerret kalpte muhafazası bile kişiye şeref ve izzettir.

Kalbinde 6 bin küsur ayatı beyyinatı taşıyanla taşımayan, 70 bin ehadis-i nebeviyi hâvi olanla olmayan bir olabilir mi..!?

Kalpte öylece duran ilimle kişi rabbisini fiilleriyle eserleriyle görür bilir ve o denli Onu tenzih ve takdir eder.. Semayı temaşa eden bir fenni, semavatın derinliğini ihtişamını görür tebarakallu rabbu l-âlemin der

İlim sahibi şehir halkı için birikmiş devasa tatlı su havzası gibidir.. ilmi olmayan ise bir bidon su. Bu iki şahıs zahirde ameli eşit görünse de hakikatte eşit olmadıkları malumdur.

O yüzden yüce Allah ondan başka ilah olmayıp kendisi yegane ilah olduğuna evvela Zâtını şahit tutuyor ve peşinden melekleri ve peşlerinden ilim sahiplerini şahit tutmaktadır. İmam Gazali “bu ayet ilim ehlinin kıymet ve şerefini izhar eden en büyük delil” demektedir.

Görüldüğü üzere bu ayet ilim sahiplerini mücerret bilgi ve bilgiye dayalı şahitlik etmeleri üzerine meth-i sena etmiş, onları Allah’ın indi manevîsine yükseltmiştir

“Efendim talebeler Medresede Kuduri’yi ezberliyorlar’ diyene: Ne alâ o ibareler ya birer Ayet veya hadisi şeriftir” buyurarak sadırda hıfz-ı himaye edilmeye cidar olan bilginin ilahi ve nebevi bilgi olduğunu ifade etmiştir.

SATIRDAN SADIRA

İlim kaybolmaması ve ulaşımı erişimi kolay olması için kayıt altına alınarak kitaplara derc edildi. Alimler bu kitaplarla haşır neşir oldular bir kitap buldularsa adeta onu yuttular ve alim oldular. Sonra matbaa icad oldu, kitaplar çoğaldı, alimin de cahilin de eline geçti. Sonra hasub aleti çıktı, binlerce cilt kitap küçük bir programa girdi, ilgili-ilgisiz, ehil na-ehil herkesin erişimine açıldı. Bu çağa ‘bilgi iletişim çağı’ dendi.. Nice ilim ehlinin işine yaradı da.. Ancak cemiyetin bilgi seviyesi yükselmedi. Aksine komputör çağı bilgiyi sadırdan bütünüyle soydu ve onu satıra, kompütörün, telefonun harddiskine adeta hapsetti..

İsa Erdoğan

dvm edck inşallah

Yorum Yapılmamış

Bir Yorum Yazın