Allah’ın yüce Adıyla..

Mahmud Efendi Hazretlerinin Ramazan ayı hakkında “o Ramazan ayı girdiğinde ibadete hizmete daha bir düşkün olurdu ! gibi cümleler beklemeyin. Çünkü onun diğer ayları diğer günleri o kadar doluydu ki Ramazan ayı girdiğinde dolduracağı bir boşluk yoktu. Kılacağı Teravih namazı ile son on gün itikafı dışında..
Teravih namazı
Mahmud Efendi Hazretleri k.s teravih namazlarını daha ziyade misafir hocalara kıldırırdı. Osmanlı’dan beri Anadolu’da devam eden Ramazan Hocalığı adetini devam ettirirdi. Bu kapsamda kendileri de gençliğinde Kayseri’ye Ramazan Hocalığına gitmişler ve orada Farsça hocası Tesbihcizade Ahmet efendi ile tanışmış ve ondan Farsça lisanı öğrenmişlerdi. Rahmetullahi aleyh.

Tesbihcizade Ahmed Efendi
Mahmud Efendi Hazretlerinin Ramazan Hocalığı için gittiği Kayseri’de ilmî tahsilini ilerletmek için bir sene kadar kalmıştır. Orada onunla birlikte görev yapan o yılların canlı şahidi ve arkadaşı Hafız Mehmet amcaya memleketim Sarıkaya’da karşılaştım o yıllara ait hatıraları dinledim.
Bu kabilden Mahmud Efendi Hz şeyhi Ali Haydar efendinin oğlu Hafız Bahattin abiye ismailağa camiinde bir Ramazan teravih namazı kıldırmıştır.
Hafız Bahattin abi bu hatırasını şöyle anlatmıştı:
“Mahmud Efendi beni aradı “Hafız abi İsmailağa’da teravih namazlarını bu sene sen kıldır mısın ?” diye rica etti. Ben de mazeret beyan ettim “dizlerim tutmuyor inip kalkamıyorum” dedim “Sen gel gel icabına bakarız” dedi. Allah Allah gideyim dedim aceba ne yapacak! Herhalde namazları oturarak yatarak kılacağım dedim. Namaza başladım.. dizimde ne bir ağrı kaldı ne bir zorlanma ! Çok rahat bir şekilde namazı kıldık.. Teravihleri böyle bitirdik. Ramazan bitti, benim diz ağrılarım tekrar başladı. Kerametini de böylece görmüş oldum”

Hafız Bahattin Gürbüzler
İki rekatte bir selâm
Mahmud Efendi Hazretleri teravih namazlarını 2’şer rekat kılar ve namazı hafif tutardı. Teravih’te Elemtera’dan aşağısının okur ve onu tembih ederdi. O yüzden İsmailağa camii’nde halen bu tarz Kısa Sureler teravih boyunca 2 defa okunmuş olur. Bu sayede bilmeyenler ezberleme fırsatı bulur, eksiği olanlar da hatasını düzeltmiş olurlar.
Terviha
Teravih tervihalar demektir yani rahat rahat kılınan geceye uzanan bir namaz. Bu itibarla her dört rekat arasında salevat okumak ümmet tarafından sünnet edilmiştir. İmam Mahmud efendi Hz liderliğindeki İsmailağa camii’nde de heryerde olduğu gibi tervihalar dörder rekatta bir yapılmış ve salât-ı ümmiye cemaat halinde okunmuştur. son tervihada aynı salevat 3 kere okunmuştur
Salât-ı ümmiye şudur
Allahümme salli alaâ.. seyyidinaâ.. Muhammedin innebiyyil ümmiyyi ve alâ.. âlihi ve sahbihî ve sellim
25-30 dakika
Mahmud Efendi Hz ihvanından bir hocaya bu konuda sormuş “Teravihi kaç dakikada kıldırıyorsun ? O da: dakika tutmadım Efendim” deyince “Olur mu ! dakikanı tut 25 dakikadan az, 30 dakikadan çok olmasın” şeklinde tembih etmişlerdir.
Tek nefeste okuma
Efendi hazretleri teravih namazında Fatihayı tek nefeste okuyan hocaya “tek nefeste okuma” diye tembihte bulunmuş kendisi de gençliğinde Teravih kıldırırken nefeslenerek okumuştur. Hem Fatihayı hem zammı sureyi tek nefeste okumaktan men etmiştir.
Yatsının Son sünneti
Malûm İsmailağa camii’nde öğle ve yatsı namazlarının son sünneti 4 rekat olarak kılınır. Ramazan’da bir değişiklik var mı diye sorarsanız Hayır. Efendi hz ve cemaati Teravih öncesinde yatsı namazının son sünnetini 4 kılmışlardır
Mukabele
Mahmud Efendi Hazretlerinin camisinde 3 vakit mukabele olunur. Sabah öğle akşam. iki hafız cüzü paylaşarak ezberden okurlar cemaat Kuran’ı Kerim açarak takip eder.

Akşam Namazı ve iftar
İsmailağa camii’nde ramazanda Akşam namazı diğer vakitler gibi ful cemaat olur, Mahmud Efendinin talebeleri ‘evde sofra hazır!’ diyerek camiye gelmeyi terk etmez. Beş vakit camide kılmaya özen gösteren cemaat özellikle Ramazanda buna dikkat ederler çünkü Ramazan nasıl geçerse bütün sene öyle geçeceğini bilirler.
Mahmud Efendi Hz nin iftarı
İsmailağa camii’nde hayırsever müminler hurma ikram etmek için adeta yarışır. arka bölüme yer sofraları uzun uzadıya serilir hurma ve ekmekten oluşan iftariyelikler ikram edilir. ihvan sofra başında ezanı bekler. Ezanla birlikte oruçlar açılır. Kanatkar bir müminin bu sofra ile bile yetineceği kadar hurma ekmek vesaire olurdu..
Mahmud Efendi Hazretlerini ben daha ziyade ön safta kıbleye müteveccih bir vaziyette ezanı beklediğini gördüm. Müezzin ikinci şehadeti okurken hurmayı ağzına götürmüştür. O vakte kadar tesbih dua ile meşgul olup ezan bitmeden orucunu açarak “iftarı acele ediniz” sünnetiyle amel etmiştir
Akşam ezanı
İsmailağa camii’nde müezzin efendiler Hz Şeyh efendinin talimatıyla bir kaç dakika ihtiyat ile birlikte ezan okurlar. Bu kabilden akşam ezanı takvim saatine 3 dakika ilave ile okunur.
Tevhid ve teşrik zikri
İsmailağa camiinde namazı kılmış olanlar bilir sabah ve akşam namazı akabinde selamdan hemen sonra on defa “Lâ ilahe illallahu vahdehu la şerike leh..” zikri okunur. Müezzin bunu sesli olur cemaat içinden tekrar eder. Ramazan boyunca iftar sebebiyle bu zikir cemaatin kendi gayretine bırakılır müezzin sesli okumayı terk eder. Ancak dua akabinde okunan Haşr Suresi son ayetleri aynen okunur.
Evvabin Namazı
Ramazan ayında Mahmud Efendi Hazretlerinin evvabin namazı hakkında sorarsanız işte Allah’ın o sevgili dostunun ibadet azmi ve sünnete olan bağlılığı orada kendini gösterir.
Cemaati tutacak bütün vazifeler son bulmuş artık herkes kendi namazını kıldığı evvabin saatinde Efendi Hazretlerinin namazı bitmez. Birini kılar selâm verir ötekine başlar. En az sekiz rekât kılmadan camiden çıkmaz. Müridleri Şeyh efendiye ne kadar düşkün olsalar da, onu bir an yalnız bırakmasalar da Evvabin namazı saatinde iş değişirdi. Bazen cami tamamıyla boşalıyor ve imam Mahmud Efendi Hz bir iki ihvanı ile kalıyor ibadete devam ediyordu. Efendi Hazretlerini o an kadar tenha başka bir yerde görmüş duymuş değilim.
Uzun yaz günlerinde açlık bütün insanları yemek sofralarına çekerken imam Mahmud efendi Hz ilerlemiş yaşına rağmen istikamet üzere bütün namazlarını ibadetlerini tamamlar öyle geçerdi.. Kaddesallahu Esrarahu
Ramazan Hocalığı nedir?
Ramazan Hocalığı medreselerden yeni yetişmiş hafızların Ramazan ayı için bir camide görev almasıdır. Anadolu’da yaygın olan bu adete göre özellikle camisinde hoca olmayan köyler Ramazan hocası arayışına girerler ve bir genç hafızı tutarak Ramazan’ı şerifi bir hafızın arkasında ihya ederler. Hafızın harçlığını köylüler verir böylece zekat ve fitrelerini en sağlam adrese teslim etmiş olurlar ve hafız efendiler de bu vesileyle yıl boyu eğitim ve hizmet giderlerini temin etmiş olurlar. ezberden mukabele okuyarak hafızlıklarını pekiştirir, hocalık imamlık yaparak işin acemiliğini de atlatmış olurlar.
Benim de ilk cami görevim İzmit Mimar Sinan camiinde ramazan hocalığı ile olmuştu. Hamit hoca beni kendi camisinde Ramazan ayı için tutmuş Yatsı Teravih ve Sabah namazlarını bana tevdi etmişti.
Demekki emektar hocalar Ramazan ayının yorucu hizmet temposunda yanlarına bir yardımcı Ramazan hocası tutabiliyorlar.. Yeni yetişenlerin önü böylece açılmış oluyor. Güzel bir adet vesselam.
Diyanet işleri başkanlığı da göreve atadıkları yeni imam müezzinleri mutlaka Ramazan’da vazifeye başlayacak şekilde ayarlamaktadır.
Ramazan aylarında bütün camilerde mukabele okuyacak hafız arayışına girilmesi yine bu Ramazan Hocalığı adetinden bize kalan bir güzel uygulama
isa Erdoğan
Yorum Yapılmamış