Allahın Adıyla..
Konuya Sahabeden bir başarı kıssası ile başlayalım. Abdurrahman ibni Avf ra Mekkeden beş parasız bir muhacir olarak Medineye hicret eder. Bir deve ödünç alarak ticarete başlar. Vefat ettiğinde hala 100 binlerce altını vardır. Hâla diyorum çünkü onun kaç katını Allah yolunda infak etmiş ve Allah ve Rasulünü o denli razı etmiştir ki Allah ondan dünyada iken razı olmuş ve cennetle müjdelemiştir. İşte bu sahabemize soruldu “Zenginliği neyle buldun?” Abdurrahman ra:
Zenginliği üç şeyde (üç prensipte) buldum der:
1) Kârın azına çoğuna bakmadım verdim
2) malımı asla stoklamadım her daim pazara çıkardım
3) veresiye vermedim peşin sattım.” [1]
Bunlar maddi sebepler tabi bir de manevi sebep vardı ki onu söylemedi : Hz Abdurrahman çok cömert ve hayırseverdi. Allah verene verir. Bu arada stoklama, malı karaborsaya düşürmek (ihtikar) İslamda haramdır. Haramlarla kimse bereket bulamaz.
Bu vesileyle size yaşanmış dört kıssa anlatayım ve yukarıda zikrini ettiğim Abdurrahman B Avf Hz’nin aktardığı ticaret prensiplerinin ne kadar geçerli olduğunu görün anlayın
1) Kıssa: Edirneli Kuruyemiş esnafı Murat, sene 2008’de bana bizzat anlattı
“Başarılı zengin bir iş adamı arkadaşımla çay içerken konu ticarete, ticarette başarılı olmaya geldi ve bana sordu “Murat senin ticaretten hedefin nedir ? Önce anlayamadım. Tekrar sordu “Kaç lira param olursa işten güçten elimi eteğimi çekerim keyfime bakarım dersin 1 milyon mu? on milyon mu ? Ben de evet dedim bir 10 milyonum olsa herhalde daha da çalışmam” O zaman bana dedi ki “Benim ticaretten hedefim 50 kuruş. Şaşırdım. izah etti “Bir satıştan eğer 50 kuruş kazanabiliyorsam o satışı yaparım işte benim hedefim bu!
Celal bey o gün benim zihnimde çok büyük bir ufuk açmıştı. Bana ticaretin sırrını öğretmişti. Kuruyemişçi dükkanıma döndüm ve bütün fiyatları indirdim mesela fındık, 30 liraya mı alıyorum, 50 liraya satıyordum. Yazdım 35 lira.. Tüm fiyatları böyle aşağı çektim neredeyse yarı fiyatına.. Karşımda bir kuruyemişçi türemişti, benimle rekabet ediyor, müşterimi çekmeye çalışıyordu.. Benim fiyatları bu denli aşağı çektiğimi görünce heralde kafayı yedi bu dedi.. Rekabetten de çekildi piyasadan da.. sonunda kapatmak zorunda kaldı. Neden mi ? Çünkü o kadar müşterim çoğaldı ki.. O sinek avlıyordu ben ise mal yetiştiremiyorum.. Artık tek başıma işe yetişemez oldum yanıma bir eleman aldım, yetmedi bir eleman daha aldım, bir eleman daha.. Çuvalları indiriyor, çuvalları kaldırıyordum.. o kadar iş oluyordu.. Sadece benim karnımı doyuran o küçük dükkan şimdi 4 aileye geçim kaynağı olmuştu.. Sanki daha önce kuruyemiş yemeyen millet dersin ki şimdi mi yemeye başladılar !?”
Murat böyle anlata dursun benim aklıma derhal Abdurrahman b Avf Radıyallahun anh’ın ticaret prensipleri geldi ve “Ey Rasulullahın sahabisi doğru söylemişin” diyordum içimden..
2. Kıssa: Gaziosmanpaşa’da Kamer Gıda örneği
Benim eski mahallemde bir ara sokakta bakkaldan biraz büyüktür “Kamer Gıda Pazarı” ancak hayret ederim ne zaman gitsem kuyruk.. Hele akşamları iş dönüşü.. emin olun iki kasa çalışırlar ve ancak sıran gelir de bakkaldan çıkabilirsin. Nedir işin sırrı ? Aynı. Ucuzluk, ilgi güleryüz ve çeşit. Belki bütün ürünler öyle ahım şahım ucuz değildir. Ancak önemli maddeler, herkesin fiyatını bildiği kalemler gerçekten ucuz ve güzeldir. Bakkalın sloganı “Toptan fiyatına perakende satış” ama maşallah işi tutturmuşlar müşteriyi omuzlamışlar gidiyorlar.. Namazında niyazında bir aile.. Olmamış, diğer mahalleye bir şube açmışlar.. Yetmemiş bir şube daha.. Onları BİM A101 den şikayet ederken hiç duymadım

Neden şikayet etsinler ki ! Bim az yan yatarafta ama millet Kamer Gıdada.. Çağrı Mareketler de aynı. Bim’den herhangi bir şikayetleri yok.
Yalnız dikkat edin, Çağrı Marketlerin sahibini de tanırız Kamer Gıdayı da.. Her ikisi de zekatını veren Namaz niyazla Allaha şükreden kişiler. Şükür var, akıllı strateji, ticarette kanaat ve müşteri memnuyiet odaklı satış planı da var… ALlah da veriyor.
3. Kıssa: İzmitli pazar esnafı Halil gardaşın İzmit pazarından aktardığı komşu esnafın başarı kıssası
İzmitte görev yaptığım yıllarda Medreseye eski bir dostum geldi. Baktım yüzüne “tanıdın mı beni” dedi “Hafız Haliiil” dedim. Tabi ki tanıdım. Oturduk çay sohbet muhabbetten sonra Halil bana neden gediğini anlatmaya başladı. Pazarda meyve sebze satıyormuş.. üzüldüm, Kuran hizmetini keşke bırakmasaydı. Dedi ki “İsa hocam senden bir muska rica edeceğim bereket muskası mı olur müşteri avlama muskası mı orasını sen bilirsin. Bizim tezgaha asacağım..” Dedim bir dakika nerden icap etti bu ?
Hikayesini başladı anlatmaya “Bizim pazarda bir esnaf var, onlar mallarını açarlar müşteri önce oraya gider. onlardan alırlar.. artık öyle bir hal oldu ki onlar malları bitirir biz satmaya başlarız..” Şaşırdım nasıl yapıyor bunu ? dedim. Dedi ki işte o yüzden buradayım galiba muska yaptırmışlar milletin aklını çeliyorlar kendilerine bağlamışlar..” Halil Hafız sonra ağzından kaçırdı “hem onlar bizim gibi mal da dizmezler öylece kasayla koyarlar tezgaha.. biz ön tarafa mis gibi malları dizeriz sileriz özeniriz yok.. önce onlar malları bitirir sonra biz satmaya başlarız kesin muska yaptırmıştır..!”
Ben içimden meseleyi çözdüm. Konu muska efsun filan değildi, konu dürüstlük ve güvendi. O esnaf malın iyisini seçip ön tarafa yığmaksızın öylece tezgaha koyuyordu.. müşteri aldatılmadığını biliyordu. önden güzel mal görüp arkadan çürük çarık torbaya doldurulmadığından emindi.. muhtemelen bir tık da uygun veriyordur ve işin sırrını yakalamış olarak müşteriyi kendine bağlamışlardı. Bunu Halile de söyledim ama kırılmasın için bir karınca bereket duası yazdım gönderdim. Vefalı dostum bir daha da gelmedi. ya işleri düzeldi bize ihtiyazı olmadı ya da işler aynı gitti bizden bir fayda görmediğini düşündü.. sağlık olsun. Hakiki dostlar sağolsun..
4. Başarı Öyküsü : A101’e Dükkan (şube) Kapattıran Bakkal
Aşağıdaki resimde gördüğünüz Lütuf market. İsmailağa Camiinin karşısında, ismailağa cemaatinin uğrak yeri.. Lütuf market sıradan bir mahalle bakkalı idi. Güzel iş yaptı ve günden güne büyüdü ve bu hale geldi.. Sonra bir de yavru verdi, 300 metre aşağıda Öz Lütuf market açıldı..

Bim, Lütuf markete sadece 100 metre mesafede, A101 ise mavi dairede gösterilen yerde idi.. Ancak A101 sadece 5 ay dayanabildi rekabete.. Ve sonunda pılını pırtını topladı kapattı gitti. Lütuf marketin başarısı karşısında tutunamadı. Son günler görseydiniz komik durumlara bile düştüler. Hiç bir şubede asla göremeyeceğiniz şeyler yaptılar, müşteri çekebilmek için.. Kapı dışına mal diziyor üzerlerine fiyat yazıyorlardı şu kadar ucuz bu kadar uygun diye.. Yetmedi bir de bağırganlık yapıyorlardı “haydi gelin.. gelin ucuzluk buradaa..!” ben gördükçe gülesim geliyordu ama bunların hiçbiri A101’i Lutuf Marketin karşısında tutmaya yetmedi. Müşterisizlikten kapandı ve gitti..
Ama neden, nasıl ? İşte bakkal arkadaşları bu gibi örnekleri inceleyip örnek almalarını tavsiye ediyorum. Rakibe sövmeyle, başını dövmeyle bir yere varılmaz.
Bunları Neden Yazdım ?
Malum, piyasada kriz var. Korona virüs salgını bir senedir etkisini gösteriyor.. Lokanta kahvehane gibi bazı işyerleri evet iş yapamaz durumda. Toplumda belli bir kesim bu krizden ciddi manada etkilendi. Bir kesim de felaket tellallığı peşinde ve alakasız yorum hatalı tespitlerle donkişotluk yapmakta. Bu çok bilenler sözde mahalle bakkalını kurtarma derdine düşmüşler ve hükümet Bim a101 gibi zincir marketlere müdahele etmediği için bakallar batmaya durmuşlar türünden alakasız suçlamalara kapılmışlar.. Töhmetler şu yönde:
1) “Bim 101 şok” “bu 3 marketler zinciri fiyatlarda birbiri ardına haksız zamlar yapmışlar..”
2) “Devlet neden müdahele etmiyormuş”
3) “bu zulmü! halka hissettirmeden yapmışlar. Halkı sinsice sömürmeye başlamışlar..”
4) “Onları protesto ederek mahalle esnafına destek vermeliyiz” söylemi.
Bu dört konuda konuşmak istiyorum.
Şimdi geçelim yukarıdaki 4 sorunun cevabına:
1. Husus, yüklenmeler Bim A101 Şok’a karşı.. Dikkat edin, üçü de yerli firmalar, Anadolu sermayesi. Bunların yanında Migros Carfoure neden yok ? Karşı mahallenin marketleri neden protesto listesinde değil !? ve Sanal sömürücüler.. Amazon, N11, Hepsiburada, Trendyol GittiGidiyor vs neden listede yok ??
Demekki Anadolu sermayesini hedef alan bu zihniyet ya dersine iyi çalışmamış ya da kasıtlı bir plan var.
2) Devlet Bim A101 Şok marketlere neden müdahale etmiyormuş !?
Esnafın fiyatlarına müdahale etmek İslam’a uygun değil bi kere, topluca fahiş fiyata satmıyorlarsa.. Demek ki devlet senden daha âdil ey acemi hoca ! Hz Ömer’e geldiler “çarşıya müdahale et çok pahalı” dediler “Rasulullah’ın yapmadığı müdahaleyi ben yapamam, istiğfar edin günahlarınız için Allahtan Af dileyin” dedi.
Günahlar ile pahalılık arasındaki ilişki.. düşünmeye değer. Bunu düşün.
3) Bim A101 Şok eğer halkı sömürüyorsa halk neden oralarda kuyruk olmuş ? Halk sömürüldüğünü düşünse anında keser ayağını. Halk onlarda menfaatini görüyor ki kapısından ayrılmıyor. Demek ki sömürü hikayesi bir masal. Hem Halep oradaysa arşın burada. Fiyat kıyaslaması yapılır ve kim sömürüyor kim semiriyor belli olur.
Bilakis piyasayı aşırı yükselmekten koruyan ve mahalle esnafına da bu konuda ayar veren bunlardır. Eğer bu marketler olmasın fiyatlar senesini bulmadan iki katına çıkar.. Daha önce yaşandı bunlar, patates soğan üzerinden hükümetı devirmeye çalışan ihanet lobisine karşı bu zincir mağazalar elinden tanzim satışlarıyla ancak karşı konulabildi. Ekmek fiyatına ayar veren İstanbulda Halk Ekmek olduğu gibi sair esnafa ayar veren de bunlardır. Bu bakımdan adı geçen zincir marketlerin fiyatları fahiş oranda yükselttiği söz konusu değil. Diyelim ki yapmışlar.. iyi ya ! Bu mahalle esnafına bilakis faydadır. İki açıdan:
1) Bu sayede bakkal da zam yapacaktır, daha çok kar edecektir, çünkü piyasayı onlar belirliyor.
2) Ya da bakkal zam yapmaz, daha ucuza satar ve halk onlardan vaz geçer bakkalı doldurur, müşteriyi kapar.
NETİCE :
Mahalle bakkalı ve çarşı esnafı eğer iş yapamıyorsa bunun sebebini kendinde aramalı. Ticaretin etiğini ahlakını bilmeyen nice heveskarlar dükkan açıp kapatmak zorunda kalmışlardır. Ancak bu dev holdinglere karşı ayakta duran ve hatta müşteri için tercih sebebi olan esnaf da az değil. Demekki iyi olan kazanıyor.
Bu yaşanmış dört kıssayı okuyup düşünen herkes, varsa batan bakkal, neden batışa gittiğini anlamıştır. Ben şahsen batış sebebinin Bim A101 olduğunu düşünmüyorum. Hem mahalle bakkalının rakipleri artık diğer marketler de değil.. Millet deli gibi internetten alışverişe yöneldi. O yüzden bakın A101 sanal marketçiliğe girdi..
Ve unutmayın Rızkı veren Allahtır ve kalpler Allahın elindedir. Sen İslamın prensiplerine riayet et, hatayı da çareyi kendinde ara.. Bilip bilmeden suçu bime buma hükümete atıp kendini aklayıp paklama..
Sen ticaretinde akıllı, dürüst ve kanaatkar ol; müşteriyi aldatma, çürük bozuk mal satma, sattınsa geri al. “satılan mal geri alınmaz” deme. Kanaat et. Kendin kâr etmeyi düşündüğün gibi müşterinin kâr etmeye, iktisatlı davranıp ailesini geçindirmeye ihtiyacı olduğunu unutma. ve Allaha şükret; namaz kılarak, zekat sadaka vererek şükredenlerden ol.. Göreceksin Allah sana mutlaka yardım edecektir ve Abdurrahman b Avf’ı zengin ettiği gibi seni de zengin edecektir.
Son olarak: Benim ilçemde Sarıkayada bizim mahalle bakkalı şu sıralar ayakta zor duruyormuş.. battı batacakmış. Fikri zayıf bir tanıdık sayfasında yazmış “işte hükümetin yanlış politikaları sonucu, bu dev zalim marketlere müdahale etmediği için mahalle esnafı zor durumda.. falan filan”
Alakası yok ! Bu da biliyor ki benim babam da bakkaldı ve o zaman Sarıkayada ne Bim vardı ne de 101. ve babam 1999 yılında bakkalı kapatmak zorunda kaldı çünkü müşteri gelmedi, Bime gitmediler çünkü oralarda Bim yoktu o zaman, ama bakkala da gelmediler.. Babam bu prensipleri bilseydi belki daha fazla ayakta durabilirdi. Babam o üç prensipten 3.sünü ihlal etmişti: Veresiye veriyordu. Vicdanlı davranıyordu. Ticarette duguysallık olmaz. Bunu bilmiyordu. Babam dedi ki “Benden veresiye aldılar, ellerine para geçince gidip diğer marketlerden aldılar. Ne borçlarını ödediler ne de dükkanıma alışverişe geldiler..” ve babam veresiye defterini yakarak dükkanı kapattı. Artık yarım hesapları da ahirette kapatırlar. Yani tecrübeli esnafın deyişiyle “veresiye vermek müşteriyi de sermayeyi de kaybettirdi”
“Bim neden bu kadar tuttu”
İlk açıldığında tek tük iken neden ahtapot gibi ülkeyi sardı..!?” Artık konuyla alakalı olanlar oturup tefekkür etsin, incelesin ve işin sırlarını bulup uygulasın. “Ama o mal temin ederken bir kalemde milyon adet alıyor o yüzden ucuza alıyor ve ucuza satıyor biz onun gibi olamayız!” demeyin. Bunun da çözümü var çünkü. Reis bunun çözümünü yıllar öncesinden söyledi: Kollektif hareket edin. bunun için Çabalayan var mı ? Yok. Madem çaban yok sus ! şikayetin de olmasın.
isa erdoğan, 28.01.2021
[1] Ruhul Furkan Tefsiri, Ustaosmanoğlu Mahmud Efendi Hz
Bir yorum
Son derece doğru ve mantıklı öğütler, kesinlikle bir mahalle bakkalı olarak katılıyorum. Ben de zor durumdayım düşe kalka devam etmeye çalışıyorum. ama bu işin bir de farklı boyutu var. Hocam mesela benim yağ aldığım firma bana 5 lt Biryağı 198 tl den veriyor, başkasından alma gibi bir durum da söz konusu değil, fabrika yönlendiriyor “buradan alacaksın” diye. Şimdi ben bu malı 200 tl gibi neredeyse kar almadan bile satsam elimde patlar çünkü aynı ürünü nasıl anlaşma yapıyorsa bu 3 harfli marketlerin satış fiyatı 165 tl Bununla başa çıkmak mümkün değil. ve bu durum diğer ana kalem ürünler için de geçerli çay ,şeker vs bizim alışımız onların satış fiyatının üstünde ! sorun burada başlıyor. Şahsen ben rekabetten korkmam. en dipten satıyorum. geçenlerde Ankara ve Filiz makarnalarda kampanya yaptım bu 3 market 8,8.50 TL bandında satarken ben 7.75 TL yaptım ve karşılaştığım olay şu oldu: Bayanın biri geldi makarna 7,75 tl,şeker 18 tl “çok ucuz” dedi sonra ise “aman neyse a101 den alırım” dedi ve gitti 8,50 tl ye oradan aldı bana da tuhaf geldi ben de anladım ki bu işte başka bir şeyler de olmalı ! o günden bugüne hala düşünüyorum “neden bu tepki !?”