جَواب الأحمق السكوتُ
Okunuşu: Cevabul ahmakı ssukut
Manası: Ahmak’a verilecek cevap susmaktır
ترك الجَواب عَلى الجاهل جوابٌ
Okunuşu: Terkül cevabı alelcâhili cevabun
Manası: (Laftan anlamaz) Cahile cevap vermemek cevaptır.
السكوت لِلعالم زينة وللجاهل سترٌ
Okunuşu: Essukut lilâlimi ziynetun ve lilcâhili setrun
Manası: Sükut alimin zineti, süsüdür, cahilin ise örtüsüdür. Yani susan alim sustukça güzelleleşir, insanlar ona rağbet eder. Cahil ise sustukça cehaletini örter, rezil olmaktan gözden düşmekten korunmuş olur.
جَاهلة علي وزن رزالة
Okunuşu: Cehalet ala vezni rezalet
Manası: Cehalet rezalet vezni üzeredir, yani cahillik eşittir rezillik.
الجاهل كالخنفساء إذا تحرك فسا
Okunuşu: Elcâhilu kel hkunfesâ, iza teharrake fesâ
Manası: Cahil kokarca gibidir, hareket ettikçe koku saçar. Yani cahil adam konuşsa batırır, ne iş yapsa berbad eder..
تعلم يا فتي فالجهل عار ولا يرضي بها إلا حمار
Okunuşu: Teallem ya feta fel cehlu arun
ve la yerdâ biha illa hımarun
Manası: İlim tahsil et ey genç zira cehalet ardır,
Buna razı olan ise ancak eşektir.
كل علم ليس في القرطاس ضاع
Okunuşu: Küllü ilmin leyse fil qırtasi d’â’a
Manası: Kağıda (yazıya) dökülmemiş her bilgi zayi olmuştur
كل سر جاوز الإثنين شاع
Okunuşu: Küllü sırrın cavezel isneyni şâ’a
Manası: İki kişiyi aşan her sır yayılmıştır.
من كتب قر، من حفظ فر
Okunuşu: Men ketebe qarra, men hafiza ferra
Manası: Kim yazdıysa (bilgisi) karar kıldı, kim ezberle(mekle yetin)diyse bilgisi kaçtı gitti. Yani geçmiş alimlerden bize intikal edenler yazılı eserlerdir. Yazıya dökülmeyen ilmler alimle beraber toprak olmuştur.
الراضي بالضرر لا يستحق النظر
Okunuşu: Errad’i bizzarar la yestehiqqun nazar
Manası: Zarara razı olan, gözetilmeyi hak etmez
دنياك ما الهاك عن مولاك
Okunuşu: Dünyake mâ elhâke an Mevlâke
Manası: (Zarar veren) Dünyan, seni Mevlandan alıkoyan şeydir
من يسمع يخل
Okunuşu: men yesma’ yehil
Manası: İşiten (doğru) zan eder. Yani dinleyen konuşana hak verir.
Derleyip sunan: İsa Erdoğan
Önceki Bölüm : << Birinci Bölüm için tıkla
Sonraki bölüm: Üçüncü bölüm için tıkla >>
Yorum Yapılmamış