İsmailağa imamlar toplantısı Salih Topçu hoca efendinin sunumu
Molla Hüsrev Hazretleri adap ve usulü terk etmiş bulunan talebeler için ne demişti ? O ki usulü terk ettiler, vusulden mahrum oldular” حرموا الوصول لتركهم الاصول
Musa aleyhisselam Mevla Teala ile ilk görüşmesinde aldığı ilk emir bir adap idi “ey Musa ayağındaki ayakkabılarını çıkar çünkü sen mukaddes bir vadi üzerindesin” يا موسى فاخلع نعليك
Arkadaşlar benim diyeceklerim hep bildiğiniz şeyler olacak. Bildiğimiz şeyleri konuşacağız burada. Hoca bilmediğimiz bir şey söylese diye beklenti içine girmeyin. Zavendikli Mustafa Efendi’nin de içerisinde bulunduğu bir mecliste bir hoca kürsüye çıktı -hani pek de öyle kitabî konuşan biri değil- dedi ki arkadaşlar şimdi bir şey diyeceğim 104 kitapta bulamazsınız onu. Zavendikli bize döndü “ne diyecek bu ?” Bizim bir arkadaş var lafını esirgemez “yalan diyecek efendim” dedi. gülüştüler. Şimdi arkadaşlar duymadığınız bilmediğiniz bir şey diyelim diye yalan mı diyelim !?
Abdulfettah Ebu Gudde bütün kitapları okunmaya şayandır, özellikle de “İslam Alimlerin Nezdinde Zamanın kıymeti” isimli kitabı.. mutlaka alın okuyun bu kitabını. Onlarca eseri inceleyerek tarayarak yazdı. o kadar eserleri bizim ne alıp okuyacak halimiz var ne vaktimiz var
Arap alimlerinin yazdığı usul kitaplarına baktığınızda tamamı fıkıh tamamı usul. Bizim Türk alimlerinin usul kitaplarına mantık çok girmiş bulunmakta. Şimdi Molla Hüsrev mübarek usulü fıkıh kitabı yazdı Miratul Usul.. içinde çözemediğimiz yerler fıkıh ve usulü fıkıh konuları değil, mantık münazara içerikli yerler.
Efendi Hazretleri Hurşit Efendi için buyururdu ki “bir ayet bir hadis bilir ama bununla cümle aleme hükmetti (vaaz etti) ” Kendileri Tütüncüler köyüne çok gelirdi Efendi Hazretleri onu gönderirdi. Kürsüye şöyle bir kurulması vardı onun olduğu mecliste insanlar ona teveccüh ederdi, ona iltifat ederdi.. Böyle bir cezbesi heybeti vardı. Hep aynı şeyleri anlatırdı gerçi biz artık ezberlemiştik.. Kürsüden tatbikli göstererek anlatırdı “cehennemde şöyle hardtt diyerek adamı atacaklar, caaart diye karnını yaracaklar..”
Vaazı 5 dakika sürerdi çünkü sermaye bitiyordu (gülüyor) asıl iş bundan sonra başlıyor insanlar etrafına toplanır soru sormaya başlardı. Mübareğin ilmi de yok fazla.. Mühim bir soru geldiğinde bize dönerek “evladım ha şunlara cevap verin ben yorgunum derdi :)”
Yani iş yapmak için çok ilim gerekmiyor arkadaşlar, Hurşid Efendi bunun bariz örneği..
1992 yılında hacda Efendi Hazretleri ile beraberiz öğle vakti Arafat vakfesi başlıyor kitaptan vakfe duası toplu bir şekilde okundu amin denildi toplu yapılacak olan şeyler yapıldı şimdi herkes köşesine çekildi kendi duasını yapacak. Bize de memleketten çok dua sipariş edilmiş.. Ben de bir liste yapmışım şunlara şunlara şöyle şöyle dualar edilecek..vs. bir de Efendi Hazretleri buyurdu ki “şimdi burada Mevla Teala’nın Zati Paki Sühaniyesi’nden başka hiçbir şey istemeyeceksiniz” Haydii bizim liste çöpe gitti. Ama meğer ne kadar isabetliymiş Efendi Hazretlerinin himmeti işte böyle yüksek.
Efendi Hazretleri şöyle buyurur Kimin himmeti Mevla olursa Mevla teala en yücedir o kişi yüce bir insandır. Kimin himmeti ahiret olursa yani cennete girmek cehennemden korunmak olursa Efendi Hazretleri Onun için “eh idare eder” bu kişi orta bir adamdır” derdi. Kimin himmeti de dünyaya olursa dünya alçaktır O adam düşük bir adamdır
Mahmut Efendi Hazretleri allame i Cihan derecesinde büyük bir âlimdir Efendi Hazretleri vaaz edeceği zaman kürsü önündeki birinci halka ikinci halka hep ulemadan tanınmış kimseler olurdu. Oraya ancak alimler hocalar otururdu başkası o önlere Efendi hazretleri’ni yakınına oturamazdı. O kadar alimler hocalar demek ki ihtiyaç duyuyorlar ki bu zatın sohbetinden ayrılmıyorlar
Efendi Hazretlerinin ziyaretine dünyadan uzak yerlerden koca koca alimler tanınmış ilim adamları gelirdi ancak onun huzuruna vardıklarında Onun heybeti önünde talebe gibi olurlardı. Efendi Hazretleri ise tevazunun zirvesinde asla kendini büyük göstermeye çalışmaz ama Allah ona öyle bir heybet veriyordu ki gözlerde onu büyütüyordu alimler bile onun önünde küçülüyordu.
Bosna Hersek Sırplara komşudur. Sırp kafiri de Bosnalıların göreceği bütün tepelere kocaman haçlar dikiyorlar. Ancak Aliya İzzetbegoviç öyle bir söz söyledi ki bütün bu haçları etkisiz hale geldi. Aliya izzetbegoviç “siz ne kadar her tepeye haç dikseniz de kafanızı kaldırıp göğe her baktığınızda Hilal’i göreceksiniz”
La teşbih vela temsil Efendi Hazretleri de hangi ulemâ meclisine girse mutlaka tefevvuk ediyor
Efendi Hazretlerinin yakın hizmetinde bulunan bir abimiz söyledi bir gece saydım Mahmud Efendi Hazretleri tamı tamına 58 rekat namaz kıldı O namaza doymuyordu.
Efendi Hazretleri dayanılmaz bir ibadet ehlidir derin bir ilim adamıdır. Usulü fıkıh bilgisini ifade sadedinde Efendi Hazretleri bir gün buyurmuştu “benim üsulum biraz iyidir” eğer o “biraz” diyorsa anlayın ne kadar iyi olduğunu.
Efendi Hazretlerinin hocası ve eniştesi Dursun efendi usulü fıkıh dersi veriyordu Hemit Efendi isimli yaşlı bir hoca vardı kendisi de bu derslere katılıyordu. Bir gün derste Dursun Efendi’nin anlattığı şeye itiraz etti, bir soru sordu. Dursun efendi de orayı cevaplamış oldu Ancak Efendi Hazretleri oraya takıldı (yaşı 16 gibi) Açtı kitabı sonra geldi Dursun efendiye orayı bir bir anlattı. Dursun efendi Hemit hocayı çarğırttı “ula lazoğli sen haklıymışsın” dedi.
Bayram Hoca bir konuda geldi Efendi hazretleri siz böyle dediniz ancak bu mesele kitapta şöyle yazıyor dedi. Efendi Hazretleri “Bayram Hoca biraz daha kitap okuman lazım” buyurdu
Dünyadan heyetler hocalar ismailağaya geliyorlar hayran oluyorlar Dünyada böyle bir cemaat var mıymış diyorlar
Salih Topçu Hocaefendi
4. Bölümü oku: Recep Eryiğit Hocanın sunumu (yazılıyor)
2. Bölümü oku: Seyfettin inanç hocanın sunumu <<
1. Bölümü oku: Mahmud Şevket Hocanın sunumu <<
Hazırlayan, İsa Erdoğan
Yorum Yapılmamış