Ehlullah’ın Kapısında…

İstanbul’daydım…
…Hepimiz bir boşluk içindeydik.
Birbirimizden imdat bekliyorduk.
“İnandım” demek yetmiyordu. Tıpkı “Yandım” demenin yakmadığı gibi…
ALLAH’ın huzurunda günde 40 defa secdeye kapanıyorduk.
Yazık ki, kafamızda 40 bin put taşıyorduk.
Dünya denen ahtapotun zehirli kollarından kurtulamıyorduk.
İbrahim olup, Tevhide dönemiyorduk.
“Kurtulduk” diyebileceğimiz anda da kendimizi “Gurur ve Kibir” uçurumunun tâ tepesinde buluyorduk.
Çaresizlik…
Âcizlik…
Çoğu zaman “ALLAH’ın bize yeteceğinden” gafildik.
İslâm’ı söylemekle kurtulacağımızı sanıyorduk.
Bu düğümün dua, gözyaşı [...]